Ana Sayfa Söyleşi “Su hakkının korunmasını sağlayacak etkili bir yönetime ihtiyaç var”

“Su hakkının korunmasını sağlayacak etkili bir yönetime ihtiyaç var”

1522
0

Sürdürülebilirlik ve dünyanın geleceği kavramları konuşulduğunda akla ilk olarak en önemli yapı taşı ‘su’ geliyor. Hatta gelecekte ortaya çıkabilecek dünya savaşının sebebi olarak da su kıtlığının yaşanması gösteriliyor. Böylesine önemli bir konuda tabii ki dünyayı düşünen, doğada var olanı daha düzgün kullanmayı ön gören ve daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına çalışmalar yürüten firmalar büyük bir görev üstleniyor. Su konusundaki duyarlı çalışmaları ile dikkat çeken Wilo Türkiye’nin Genel Müdürü Altuğ Arkaya, sadece insan için değil, doğadaki tüm canlıların su hakkının korunmasını sağlayacak etkili bir su yönetimi sağlanması konusunda acil adımlar atılması gerektiğini söylüyor.

Wilo Türkiye’nin yürüttüğü çalışmalardan ve ülkeye kattığı katma değerden bahsedebilir misiniz? Rakamsal boyutlarla neler yaptığınızı öğrenebilir miyiz?

Wilo’nun macerası Almanya’da, Louis Opländer’in bronz ve bakır parçalar işleyen atölyesinde geliştirdiği buluşlarla suyun taşınması için gereken sistemleri geliştirmesiyle başladı. Yeni bir sektör yaratan Opländer’in sıcak su ile ısıtma sistemlerinin kalbi olan “sirkülasyon pompasını icat etmesinin bu yenilikler denen önemlisi olduğunu söyleyebiliriz. Yaptığımız bu öncü faaliyetlerle sektör lideri konumuna geldik. ve 150 yıldır dünyada, 30 yıldır da Türkiye’de sektör öncüsü olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 1992 yılında Türki-ye’de faaliyete başladıktan sonra gittikçe artan bir hacimle Wilo’nun dünyadaki üretim merkezlerine ihracat yapar hale geldik. 2009 yılında alınan yatırım kararı ile sektörün en teknolojik tesisini Türkiye’ye kazandırdık ve bu sektörde Avrupa’daki LEED Gold Sertifikası’na sahip ilk yeşil binasında faaliyet sürdürmeye başladık. Pompa sistemlerinin öncü markası olarak entegre çözümlerimizle, Türkiye’nin ve dünyanın en prestijli proje ve yapıtlarına değer katıyoruz. Bunların arasından en güncel ve bizleri gururlandıran proje Anıtkabir oldu. Anıtkabir’in yenileme çalışmaları kapsamında projenin ısıtma, soğutma, su temini ve atık su drenajı olmak üzere tüm uygulama alanlarında yer aldık.

Yaptığımız faaliyetlerde sürdürülebilirlik stratejilerimiz kapsamında 100 milyon insanın, temiz suya erişimini iyileştiriyoruz. Bu stratejinin merkezinde çok daha fazla insana temiz su sağlamak yer alırken, eş zamanlı olarak ekolojik ayak izini azaltmak yer alıyor. Su alanında yaptığımız çalışmalarla, inovatif su çözümlerinde geliştirdiğimiz ürünlerle yüzde 7,5 büyüme oranı yakalarken, akıllı su sistemleri portföyümüzü de yüzde 35 büyüttük. Wilo Tesislerinde içme suyu tüketiminde yüzde 20 oranında azalma sağladık. Enerji ve emisyon tasarrufları kapsamında, CO2 emisyonlarını 50 milyon ton düşürdük. Enerji çözümü projelerini yılda 10 bin arttırarak Yüksek verimli pompalar sayesinde yılda 1.8 TWh enerji tasarrufu sağlıyoruz. Malzeme ve atık tüketimimizi minimize ederek hammadde tüketimimizi yılda 250 ton azaltıyoruz. Yeniden kullanılabilir ambalaj sistemine yüzde 100 geçtik ve bununla birlikte yeniden kullanılabilir parça sayımızı yılda 30 bine ulaştırdık.

6 KÜRESEL MEGA TREND

Sürdürülebilirlik kavramı tüm iş dünyasının dilinde. Bu işe layığıyla değer veren firmalar ise maalesef hala azınlıkta. Sizler bu anlamda neler yapıyorsunuz? Sürdürülebilirlik Wilo için ne ifade ediyor?

Geleceğimizi koruyabilmek adına sürdürülebilirlik kelimesinin hem bireyler hem de firmalar tarafından hayatın merkezine alınması gereken bir söylem olduğuna inanıyoruz. Sürdürülebilirlik stratejilerinin bir parçası olarak, insanların hayatlarını derinden etkileyecek altı küresel mega trendi benimsedik. Bu altı küresel trendi; globalleşme, akıllı şehirler, enerji sorunu, iklim değişikliği, kuraklık ve dijital dönüşüm maddelerinin her biri için 2025 yılına kadar belirlediğimiz sürdürülebilir bir stratejimiz bulunuyor. Bu mega trendlerden akıllı şehirler için dijital çözümler geliştiriyor bu çözümler ile hem enerji sorununa hem karbon ayak izine hem de kuraklık üzerine etkili çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Tüm dünyanın odağında olan 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı kapsamında bizler de Wilo olarak iklim liderliğimizi geliştirmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yaptığımız çalışmalarla şirketin karbon ayak izini azaltırken aynı zamanda temiz suya sahip insanların sayısı da artmış oluyor.

EN ANLAMLI KARDEŞ PROJE

Geleceğin savaş konularının başında ‘su’ geliyor. Sizler de bunun bilincinde olarak hareket ediyor ve tasarruf noktasında da önemli adımlar atıyorsunuz. Bizlere özellikle su tasarrufu için yürüttüğünüz projelerden bahsedebilir misiniz?

50 iklim liderinden biri olarak, insanların hayatlarını derinden etkileyecek sürdürülebilirlik stratejileri belirledik. Ürünlerimizde uyguladığımız inovatif ürünlerin yanı sıra üretim süreçlerimiz ile iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak ve doğal kaynakları koruyacak çözümler geliştiriyor, fakat bunun tek başına yeterli olmayacağına inanıyoruz. Özellikle de suyu bir yerden bir yere taşıma faaliyetlerimiz de yapılacak her bir tasarrufun öneminin bilincindeyiz. Bu bilinci topluma yaymak en önemli hedeflerimizden biri olduğu için farklı iş birlikleri ile birbirinden değerli projelere imza atıyoruz. Bu kapsamda 22 Mart Dünya Su Günü’ne dikkat çekmek için yürüttüğümüz iki farklı proje bulunuyor.

Öncelikle kaynakların doğru kullanımı ve tasarrufu konusunda çocukların bilinçlendirilmesine yönelik TEMA ve MEB iş birliği ile ‘Su Kardeşliği’ projesini başlattık. ‘Su Kardeşliği’ projesi kapsamında verilecek eğitimler, bilgilendirici etkinlikler, sutema.org web sitesi ve sosyal medya üzerinden yapılacak kampanyalar ile su tasarrufu konusunda bilinç oluşturulmasını amaçlıyoruz.

Su konusunda bilimsel bilgi üreterek kamuoyuna açık kaynak sağlamak, suyun önemi ve korunması gereken bir varlık olduğu konusunda çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde farkındalık yaratmak amacını taşıyan proje, 2023 yılına kadar sürecek ve 2023’e kadar Türkiye genelinde belirlenen 30 ilde 6 bin çocuğun katılımıyla saha etkinlikleri organize edilecek. Ayrıca 2021-2022 basketbol sezonu boyunca Ana-dolu Efes Basketbol Takımının Su Tasarruf Partneriyiz.

Sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ediyor ve birçok projeye destek veriyorsunuz. Bizlere hem destek verdiğiniz projelerden hem de bu minvaldeki hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin artan etkileri, nüfus artışı ve iklim değişikliği gibi faktörler, su varlıklarımız üzerindeki baskıyı da her geçen gün artırıyor. Günden güne azalan su kaynakları konusunda hem bireysel hem de kurumsal farkındalıkların artması ayrıca önem arz ediyor. Su altyapı sistemleri; suyun depolanması, taşınması, insanlara ulaşması ve insan kullanımından sonra temizlenerek doğaya geri döndürülmesini sağlamak için büyük önem taşıyor. Bu altyapının yetersiz olduğu yerlerde insan sağlığı ve ekosistemler zarar görürken, su ve enerji israfına da sebep oluyor. Wilo olarak enerji konusunda gerekli tasarrufu sağlamak amacıyla inovatif çözümler sunmak için Ar-Ge faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Ürettiğimiz pompalarımızla sağladığımız her bir damla tasarrufu gelecek nesiller için bir yatırım olarak görüyoruz.

Globalde de hizmet veren bir şirketin temsilcisi olarak Türkiye pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle bilinç noktasında nasıl bir kitleyle karşı karşıyayız Türkiye’de?

Wilo-Enerji Çözümleri, ürünlerimizin kullanım ömrünü kapsayan hizmet yelpazemizin bir parçasıdır. Bu şekilde, sorunsuz ve az bakım gerektiren bir çalışma performansı ile optimum enerji verimliliği sağlamayı hedefliyoruz. Motorların enerji verimliliğinin yanı sıra, pompa sisteminin tasarımı da enerji tasarrufu potansiyeli açısından önemli bir rol oynuyor. Doğru seçim olmadan bu potansiyele tam olarak ulaşılması mümkün değildir. Wilo-Enerji Çözümleri hizmetimiz ile müşterilerimizi kontrolsüz pompaların yeri-ne yüksek verimli pompalar kullanmaları konusunda teşvik ediyoruz. Bunun hem ekonomik hem de sürdürülebilir bir etkisi var. Bir pompa değişimi, son kullanıcının elektrik tüketimi maliyetlerinde yüzde 90’a kadar tasarruf sağlayabiliyor. Elektrik tüketiminin azaltılması sonucunda CO2 emisyonunda azalma elde ediliyor ve böylece iklim zararsız bir ekonominin gelişmesine katkı sağlanıyor. Bu kapsamda 2021 yılında Türkiye genelinde 100’e yakın enerji çözümü projesi gerçekleştirerek tesislere, enerji verimliliği yüksek ürünlerimiz sayesinde elde edebilecekleri enerji tasarrufu analizlerini raporladık.

DÜNYANIN İLK AKILLI POMPASI

Teknolojik gelişmeler ve yapay zeka artık iş dünyasının tüm süreçlerinde karşımızda. Wilo Türkiye bu noktada teknolojik gelişmeleri çalışma hayatına nasıl entegre ediyor?

Pompa sektöründe uluslararası, birinci sınıf bir yüksek teknoloji tedarikçisi olarak hizmet veriyor ve pompa sektöründe sürekli yeni standartlar belirliyoruz. Smart Urban Area” (Akıllı Kentsel Alanlar) olarak bili-nen entegre kent merkezleri, Wilo için önemli büyüme alanlarının başında geliyor. Wilo olarak, müşterilerimize sadece ürün sağlamayı değil onlar için çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda geniş ürün yelpazemiz ve sis-temlerimizle farklı alanlar için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Kısıtlı doğal kaynaklarımızdan olan su ile çalışırken verimlilik ve güvenlik giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu yüzden bina sistemleri ve su yönetimi için zamanın çok ilerisinde, kullanıcı dostu ve teknolojik olarak yüksek performanslı çözümler sunuyoruz. Bu kapsamda, dünyanın ilk akıllı pompası olma özelliğini taşıyan Wilo-Stratos MAXO, yüksek enerji verimli IE5 motora sahip Stratos GIGA2.0 veya Nexos yapay zekalı Wilo-Rexa SOLID-Q ürün gruplarımızı geliştirdik.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın da katkılarıyla birlikte çocuklara bilinç aşılamak adına bir çalışmaya imza attınız. Buradaki hedef ve planlamalardan bahsedebilir misiniz rica etsem?

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unun yeterli suya ulaşamadığı dünyamızda yaşanan iklim değişikliği; yararlanılabilir suyun tek kaynağı olan yağışı, yağış rejimlerini, yağışın mevsimsel dağılımını ve biçimini etkiliyor. Nehirlerin ana kaynağı olan dağ buzulları giderek yok oluyor. İklim değişikliği ile beraber aşırı su çekimleri nedeniyle yer altı su kaynakları azalıyor, göller kuruyor, ekosistemin hassas dengeleri bozuluyor. Kurak bölgelerde daha sık ve daha şiddetli kuraklıkları artırırken, gıda üretimini ve suya ulaşımı kısıtlıyor. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.330 metreküp olan ve su stresi çeken ülkeler arasında bulunan, nüfus artışı ve iklim değişikliği nedeniyle iyi senaryoda bile yağışların yüzde 15-20 azalması beklenen ülkemiz giderek su fakiri olma yolunda ilerliyor.

Bu durum, suyun korunması ve verimliliği konusunu öncelikli hale getirirken, sadece insan için değil, doğadaki tüm canlıların su hakkının korunmasını sağlayacak etkili bir su yönetimi sağlanması konusunda acil adımlar atılmasını gerekli kılıyor. Bu amaçla TEMA Vakfı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde, çocuklarda su varlıklarının yaşam için önemi ve korunması konularında farkındalık oluşturulması hedefiyle “Su Kardeşliği Projesini” hayata geçirdik ve Birleşmiş Milletler tarafından güvenli suya erişime ve küresel su krizine dikkat çekmek amacıyla 22 Mart Dünya Su Günü’nde bu projemizi tanıttık. Su Kardeşliği projesi kapsamında yürütülecek eğitim etkinlikleriyle, çocukların; su varlığının yaşam için önemi, su ekosistemi, su kirliliği, su tasarrufu ve suyun korunması konularında bilgi edinmeleri ve su ayak izi konusunda farkındalık geliştirmeleri amaçlanıyor. Üç yıl sürmesi planlanan projede, 30 ilde gerçekleştirilecek eğitim etkinlikleriyle, ilkokul 3. ve 4. sınıf kademelerinden toplam 6 bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor.

Önceki haber3 Soru 3 Cevap
Sonraki haberGate.io Türkiye Genel Müdürlüğüne Kafkas Sönmez atandı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.