Saat&Saat; zamanın incisi

1970’li yılların başında iş hayatına ailesinin yanında başlayan Ramazan Kaya, kendi tabiriyle “Mesleğin kalbinin attığı yer” dediği Tahtakale’de mesleği öğrendi. 1994 yılında ise dünyaca tanınan bir markanın distribütörlüğünü alarak yeni maceralara yelken açtı. Türkiye’nin en büyük saat firması Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı olan Ramazan Kaya ile başarılarını ve saat sektöründeki yeni gelişmeleri konuştuk…

6dk okuma
Hüsne Pamuk04.07.2024
Saat&Saat; zamanın incisi

Türkiye’de saat denildiğinde akla ilk gelen firmalardan biri olan Saat&Saat, dünya çapında 30’dan fazla markanın distribütörlüğünü üstleniyor. Toplamda 158 mağaza ve shop in shop, 469 bayi, web sitesi ve pazar yerleri ile dünya markalarını saat tutkunlarının beğenisine sunuyor. Elde edilen bu başarıların sırlarını Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, Türkiye’de İş Dünyası dergisi için anlattı…

Saatçilik serüveniniz 13 yaşında, iki dayınızın yanında başlamış... Erken yaşta bu yolculuğa başlamanızda sizi en çok ne motive etti? Tahtakale’de başlayan maceranızın bu noktaya geleceğini hayal edebiliyor muydunuz?

Erken yaşta iş hayatını deneyimlemek benim çalışma azmimi artıran bir unsur oldu ve bunun iş hayatımda bana büyük avantajlar sağladığını düşünüyorum. Kendi yeteneklerimi ve potansiyelimi keşfetmek, iş hayatında girişken ve dışa dönük bir tutum sergilememi sağladı. İnsanın yeteneklerini geliştirmek için daha geniş bir zamanı olması, potansiyelini açığa çıkarması ve bunları o yaşta biri için aile gibi güvenilir bir limanda deneyimlenmesi gerçekten çok kıymetli. En büyük motivasyonum her zaman işini en iyi şekilde yapmak ve başarılı olmaktı.

Saat&Saat’i kurma fikri nasıl doğdu ve “Türkiye’nin en büyük saatçisi olacağım” diyerek bu hedefe nasıl ulaştınız?

Her zaman bahsettiğim gibi mesleğe erken yaşta atıldım ve aile mesleğimizde; döneminde bu işin kalbi olan Tahtakale’de mesleği öğrendim. Ailem, 1970’li yıllarla birlikte saat ticareti işine girdi ve zaman içinde saat pazarının en saygın şirketlerinden biri haline geldik. Toptan ticaretimiz devam ederken 1994 yılında Adidas markasının distribütörlüğünü almamız bizim için önemli bir dönüm noktası oldu. Bu gelişmeyle birlikte aynı yıl Saat&Saat’i kurduk. O günden bugüne yenilikçi bakış açısı ve büyük bir azimle çalışmalarımızı yürütüyor, trendlere uyum sağlayarak saat sektöründe öncülüğümüzü sürdürüyoruz.

Saat kadınlar için de önemli bir aksesuarken bu erkekler için biraz daha farklı… Bir saat sever olarak, saatin bir süs unsuru olmasının yanı sıra erkekler için bir sosyal statü meselesi de olduğunu düşünüyor musunuz?

Saat, zamanı gösterirken kendisi zamansız ve vazgeçilmez bir aksesuar olarak öne çıkıyor. Bir saat, bazen nesilden nesle aktarılabilen, duygusal anlam kazanan bir manevi mirasa dönüşebiliyor. Saat, stili tamamlamanın yanı sıra bu yönleri ile de yalnızca bir aksesuar olmanın dışına çıkıyor ve farklı bir statü kazanıyor. Türkiye'deki saat tüketicileri arasında cinsiyet dağılımı oldukça dengeli, bu nedenle erkekler özelinde bir genellemeye varmak yerine şunu söyleyebilirim ki; kaliteli ve uzun ömürlü bir saat, kimi zaman yıllarca her anınıza eşlik eden, insanların gözünde sizin bir simgeniz ve ayrılmaz parçalarınızdan biri haline gelen bir yadigâr olarak değer kazanabiliyor. Bu şekilde değer kazanan bir saat ise taşıdığı geçmişle bir statü simgesi haline geliyor.

Saat&Saat’in başarısında kişisel liderlik stilinizin ve iş felsefenizin etkisi nedir?

Benim hayat felsefem daha önce de belirttiğim gibi “işini en iyi şekilde yapmak”. Ne yaparsan yap, işini en iyi şekilde yap. Kendini mutlaka geliştir, disiplinli ol ve çok çalış. Bence başarı bir tesadüf değildir.

Başarı, çok ve azimli çalışmanın güzel ve yaşaması çok keyifli bir sonucudur. Her zaman ulaşılabilir, danışılabilir bir lider olmayı kendi iş stilim olarak benimsedim ve markamızın başarısında bunun etkili olduğunu düşünüyorum. Ben, ekibiyle bir arada olan, onlarla vakit geçiren bir yöneticiyim. İşleri ofiste yapmak beni oldukça motive ediyor ve ekiplerimle fikir alışverişi yapmak işimizin büyümesine yardımcı oluyor.

Saat&Saat'in Türkiye ve global pazarındaki büyüme stratejileri nelerdir? Özellikle hangi pazarlara odaklanıyorsunuz ve bu pazarlarda ne tür stratejiler izliyorsunuz?

Türkiye’nin Saatçisi” olarak perakende, toptan, e-ticaret ve shop in shop yerlerinde aynı anda var olarak omnichannel bir satış stratejisi benimsiyoruz. Bu stratejiyi, teknik servis, müşteri hizmetleri ve sosyal medya gibi tüm temas noktalarında müşteri deneyimini iyileştirerek ve müşterilerimizle duygusal bağımızı güçlendirerek uyguluyoruz.

İnsan odaklı bir şirket olarak, tüm kanallarda kişiselleştirilmiş bir deneyime yatırım yaparak bu bakış açımızı yansıtıyoruz. Şirket içi ve satış kanallarımızda yeni nesil teknolojiye önem veriyoruz. Tüketiciye dokunan noktalarda da e-garanti gibi sistemlere geçerek sürdürülebilirliğe katkı sağlamanın yanı sıra dijitalleşmeye yatırım yapıyoruz. Bunlarla birlikte pazardaki önemli oyuncular olan online pazar yerleri ile de stratejik iş birliklerimizi sürdürüyoruz.

Global birçok ürüne ev sahipliği yapıyorsunuz… Bu ürünlerin de döviz bazlı satın alındığını düşünürsek kurdaki dalgalanmalar ve ekonomik belirsizlikler sizi bu süreçte nasıl etkiliyor? Bu tür ekonomik koşullara karşı aldığınız önlemler var mı?

Elbette biz sene içerisinde bütçelerimizi yaparken piyasayı ve ekonomik değişiklikleri göz önünde bulundurarak planlarımızı yapıyoruz. Dünya çapında emtia fiyatlarındaki değişim, ekonomik belirsizlikler ve değişiklikler, dünya çapında enflasyon artışları gibi süreçler ticareti etkileyen un[1]surlar ancak bizim gibi yıllardır ticaretin içerisinde olan markalar için öngörüler sonucunda planlı hareket ederek süreci olumlu geçirmek her zaman mümkün. Biz de bunu sağlıyoruz ve başarımızı sürdürüyoruz. Ekonomik öngörüleri takip edip buna uygun belirlediğimiz kısa vadeli planlarımızı da değişikliklere hızlı uyum sağlayacak şekilde kuruyoruz.

Akıllı saatlerin hayatımıza girmesi geleneksel saatlere olan ilgiyi nasıl etkiledi?

Akıllı saatler çıktığı dönemde önemli bir satış dinamiği yakaladı ama fonksiyonel özelliklerinden dolayı tercih edilen bu modeller yeniden spor aksesuarı olarak kullanılmaya hatta çift saat kullanımını beraberinde getirmeye başladı. Akıllı saatler tasarım anlamında tek tip olmasından dolayı tüketici klasik veya günlük şık kombinlerinde farklılaşmak ve stilini yansıtmak adına geleneksel saate yönelimini sürdürdü. Bazı tüketicilerde ise sporda akıllı saat, günlük yaşamda klasik saat olmak üzere çift saat kullanımı oluşmaya başladı. Geleneksel saat, stili bir üst seviyeye taşıyan, kişiyle özdeşleşen ve kendi statüsü olan bir unsur ve tüketici bundan vazgeçmiyor.

Son olarak Saat&Saat’in gelecek projeksiyonunda neler yer alıyor? Önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte sizi nelerde göreceğiz?

“Türkiye’nin Saatçisi” vizyonumuz doğrultusunda, tüketicilerimizle kurduğumuz 30 yıllık bağı daha da güçlendirerek büyümeyi ve bu başarıyı küresel pazarlara taşıyarak dünya genelinde trendleri yönlendiren lider firmalardan biri olmayı hedefliyoruz. Uluslararası pazardaki varlığımızı pekiştirmek adına çalışıyoruz. Yurt dışında yeni pazarlar keşfetmek, küresel müşterilere yönelik özgün ve çekici ürünler sunmak ve markalarımızı uluslararası alanda tanıtmak için stratejik adımlar atmayı planlıyoruz. Öncelikli hedeflerimiz arasında müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmak yer alıyor.

Ayrıca, rakamlardan ziyade gelecek planlarımızda olan öncelikli bir konumuz daha var; topluma fayda sağlayan daha fazla projeye imza atmak! Saat&Saat olarak zamanın verimli kullanılması konusunda özellikle çocuklara ve gençlere dokunan, çocuklara zaman yönetimini öğrettiğimiz çok değerli bir projemiz var. Bu yıl 3. senesinde olan ve 100 bine yakın öğrenciye ulaştığımız bu projemizi tüm Türkiye’ye yaymayı ve milyonlarca öğrenciye ulaşmayı amaçlıyoruz.

 

Yorum Yaz