Ana Sayfa Söyleşi Mirasa sahip çıkan tarihe modern yüzle bakan pencere; Galataport İstanbul

Mirasa sahip çıkan tarihe modern yüzle bakan pencere; Galataport İstanbul

530
0

Turizm, gastronomi, tasarım, kültür ve sanatın hemen her dalını içeren çok boyutlu bir liman Galataport İstanbul. Şehrin tarihini limanını canlandırırken, bu alanı yeni bir mahalle haline getiriyor. Karaköy sahile 19. yüzyıldan bu yana olan hasreti bitirerek 21 Ekim’de misafirlerini karşılamaya başlayan Galataport İstanbul, mirasa sahip çıkarak tarihe modern bir yüzle bakıyor. Galataport İstanbul, herkes için erişilebilir bir kültür-sanat alanı yaratmayı, genç sanatçıları desteklemeyi, Karaköy ve çevresi başta olmak üzere şehir ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor.

İstanbul’un tarihi limanını dünya standartlarında bir kruvaziyer limanına ve kültür sanat, alışveriş ve gastronomi merkezine dönüştüren, yıllardır kapalı olan sahil şeridini herkesin erişimine açan bir mahalle olarak hayat buldu Galataport İstanbul. Bir ucu Karaköy iskelesine diğer ucu ise Deniz Ticaret Odası ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne kadar uzanan bir kültür yolu adeta. The Peninsula İstanbul Oteli’ne ev sahipliği yapan İstanbul’un tescilli yapıları balo salonuyla başlıyor, sırasıyla rıhtımın en eski binası Paket Postanesi, İstanbul’un önde gelen kültür sanat kurumlarından Renzo Piano imzalı yeni İstanbul modern binası ile MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’ni içine alan Müze Meydanı ile devam ediyor. Daha önce erişime kapalı olan yaklaşık 12 kilometrelik sahil şeridi şu anda yürünebilir hale gelmiş. İlk yolcu gemisini geçtiğimiz Ekim ayında karşılayan Galataport İstanbul, bu anlamda kruvaziyer turizminin atar damarı olmaya aday. Dünyanın özel kapak sistemine bağlı ilk yer altı kruvaziyer limanı sayesinde açılan bu sahada yer alan meydan ve sokaklarda pek çok yeme içme, mağaza ve ofis alanı yer alıyor. Pek çok mekân şimdiden hizmete girmiş durumda, pek çoğu da yeni yılla birlikte hizmete girecek. Sahil boyunca ve meydanlarda Big Chef’s, Happy Moon’s İkon, Cookshop, Kahve Dünyası, Mezzaluna, Monochrome, Populist, Salt Bea, Günaydın, Liman İstanbul ve Sait gibi lezzet durakları sıralanıyor.

“Ana liman” olarak konumlanan ve Akdeniz çanağından Karadeniz’e kadar geniş bir coğrafyada da kruvaziyer turizmi- ne hareketlilik getirecek Galataport İstanbul, hem şehir hem de ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlaması bekleniyor. Dört bir yanı tarih kokan bu yapı hakkında konuşmak üzere Galataport İstanbul Genel Müdürü Tolga Engin ile buluştuk. İstanbul’un simge semtlerinden birinde önemli bir destinasyon projesine imza atıldı Galataport’la.

Galataport İstanbul Genel Müdürü Tolga Engin

Bu anlamda bize Galataport’tan ve hikayesinden bahseder misiniz biraz?

Burası bir kruvaziyer limanı ve yola çıkış hikayemiz de buna dayanıyor. Bu işin yanında başka hangi unsurlar olsun diye düşündük. Otel olsun biraz alışveriş, biraz yeme içme olsun, ofisler olsun insanlar buranın keyfini çıkarsınlar istedik. Tarihle iç içe olan bir yer Galataport. İstanbul’un en güzel manzarasına sahip bir yer. Biz buradan baktığımızda İstanbul’u İstanbul yapan değerlerin ciddi bir kısmını görüyoruz. Eskiden Yeşilköy’den bisikletle çıkıp sahile geliyordum. Sahile gelip giremeyince çok üzüldüğüm noktalardan birisiydi burası. 19. yüzyılın sonundan bu yana Osmanlı’da Tophane olduğu için kapalıymış, sonra Ford Fabrikası olmuş 1925’ler civarında araba üretildiği için kapalı kalmış, daha sonra zaten bir liman olduğu için kapalı kalmış. Buraya özlem çok fazlaydı. Biz de Galataport İstanbul projesi ile bu hasretliği sona erdirmeye vesile olduğumuz için gurur duyuyoruz.

YILLIK KATMA DEĞER 1 MİLYAR DOLARI AŞACAK

Galataport birtakım hedeflerle yola çıktı. Yılda 25 milyon ziyaretçi ağırlamayı planlıyorsunuz. Burada Galataport’un ekonomik boyutu da çok önemli. Kruvaziyer turizm açısından değerlendirirseniz ekonomiye katkısı neler olacak?

Projenin yatırım miktarı 1.7 milyar dolar. Bu yatırımda ve oluşturulmuş olan ticari alanlarda 177 odalık dünyanın en seçkin otel markasının bir halkası olan The Peninsula İstanbul Oteli var. Galataport İstanbul’a yıllık 25 milyon ziyaretçi bekliyoruz. Bunun 8.5 milyonu yabancı, 15’i kruvaziyer turizmi ile gelir diye düşündüğümüz, 7 milyon da zaten İstanbul’un kendi turistinin buraya uğraması ile oluşacak olan ziyaretle oluşacak toplam bir trafik beklentimiz var.

‘ANA LİMAN’ OLARAK KONUMLANAN VE AKDENİZ ÇANAĞINDAN KARADENİZ’E KADAR GENİŞ BİR COĞRAFYADA DA KRUVAZİYER TURİZMİNE HAREKETLİLİK GETİRECEK GALATAPORT İSTANBUL, HEM ŞEHİR HEM DE ÜLKE EKONOMİSİNE ÖNEMLİ BİR KATKI SAĞLAYACAK.

Kruvaziyer turizmi bizim için çok önemli. Kruvaziyer turizmi kullanıcılarının yaş ortalaması yüksekken gelir seviyeleri de hatırı sayılır bir düzeydedir. Uğradıkları yerde bir miktar daha fazla harcarlar. 2018-2019’lardan aldığımız veriler; bir hava yolu yolcusunun 60 dolarlık bir harcamasına karşılık, kruvaziyer yolcusunun harcamasının 360- 400 dolarlara çıktığını gösteriyor. Bunun Türkiye ekonomisine katkısı yadsınamaz çünkü yüksek bir harcama daha yüksek bir ticaret hacmi demek. Bu sadece Galataport’un faydalanacağı bir şey değil, Galataport’la beraber yakın ve uzak çevrenin yararlanabileceği bir potansiyel. Bunun katma değerinin yıllık 1 milyar doları aşacağını düşünüyoruz. Bunun haricinde de içerdeki perakende ve yeme içme noktalarının ulaşacağı cirolar ve sağlayacakları istihdamlar yönünden düşündüğümüzde; 3 bin 500 civarı bir direk istihdam beklentimiz söz konusu. Bunun dolaylı şekilde ulaşabileceği rakam; yaklaşık 20 binlerde. Galataport İstanbul olarak bir katma değerimiz var diye düşünüyoruz. İstanbul’un güzel inci taşlarına bir tanesini eklediğimize inanıyoruz. Bu açıdan da baktığımızda bununla gurur duyduğumuzu söyleyebilirim.

Burası pandemi öncesinde planlandı ama zamanlama olarak açık havada olması çok iyi oldu. AVM kültürünün değişimine de biraz önayak olmuş olacaksınız bu anlamda. Bu konuyla ilgili neler söylersiniz?

Sizin de dediğiniz gibi alışveriş merkezi kültürünü bir bakıma değiştirmiş olacağız. Bir şehir geliştiğinde belirli bir aşamadan sonra perakende satışları bir yere getirmek için alışveriş merkezleri oluşur. AVM’ler aslına bakarsanız bir Town Center’ın kütlenin içerisine sığdırılmış hali. İçerisine de gelen kişilerin yemek yiyebilmeleri için yeme içme üniteleri konumlanır. Alışveriş merkezinin icadı organize perakende ortamını sağlayabilmektir. Çünkü bunu şehrin içinde yapa- bilecek olanaklarınız yoktur. Pandemiden sonra açık hava daha önemli hale geldi. Hepimiz açık havada kendimizi daha güvenli hissediyoruz. Gittiğimiz noktalarda trafik gürültüsü olmadan açık havada güzel bir yerde oturabilmek İstanbul için çok özel bir şey. Biz Galataport olarak lezzet duraklarımızla bunu sağladığımızı düşünüyoruz. Alışveriş merkezi değil, alışveriş merkezinin içinde bulunan-bulunmayan tüm unsurlar ve restore edilmiş tarihi yapıları içinde barındıran çok önemli bir yerleşke burası.

Buranın içerisinde Karaköy’den başlayıp Atatürk Kültür Merkezi’ne kadar devam eden bir Kültür Yolu projesi var. Buradan da biraz söz eder misiniz?

Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın lansmanını yaptığı, Beyoğlu ve bizim için çok kıymetli bir proje. Kültür Yolu Projesi’nin biz ilk, Atatürk Kültür Merkezi ise son durağı. AKM hepimizin çok sevdiği kültür ve sanat yuvası. Galata limanı da dünyaya açılan kapılarımızdan bir tanesi. Yüzyıllarca da zaten burası gemiyle gelenlerin İstanbul’a giriş noktası olarak görev yapmış bir alan. Bu iki durak arasında da çok önemli kiliseler, sinemalar, kültür ve sanata ilişkin farklı noktalarla birlikte toplamda 16 tane durak var. Bunların her biri Beyoğlu gibi özellikli duraklar. İstanbul içerisinde çok özel kültür ve sanat anlamında çok kuvvetli bir yol burası. Bunun festivalini de bakanlık yapıyor. Hem Beyoğlu’nun, hem İstanbul’un tanıtımı için önemli bir durum. İstanbul’u derinleştiren algısını genişleten bir husus. Hem burada yaşayan Türk vatandaşları hem dışardan gelenler için böyle bir şeyin tanıtılıyor olması güzel.

Birçok tarihi yapıya ev sahipliği yapıyorsunuz Galataport’ta. Yaptığınız yenileme ve restorasyon çalışmalarınız hakkında neler söylersiniz?

Deniz Ticaret Odası’ndan başlayan ve Karaköy iskelesine kadar giden sahilimiz var. Bizim o tarafta dört tane tescilli tarihi binamız var. Bunlardan ilki 1911’de tamamlanmış Paket Postanesi. Merkez Han ve Çinili Han yaklaşık 1913-1915 aralığında bitmiş olan binalar. Çinili Han’ın üzerinde 56 bin çini var. Merkez Han oranın ilk yolcu salonu. Ticaret merkezi olarak çalışmış bir yer. Paket Postanesi zamanında yolcu salonu, postane, hastane olmuş en son da Paket Postanesi olarak tescillenmiş bir yer. Bütün bunlar mimari olarak İstanbul’un çok güzel eserlerinden. 56 bin çininin her birinin temizlenmesi, bakımı, eksikse tamamlanması ve yerine takılması işlemleri yapıldı. Yapılmış bu işlemlerin her biri ufak ufak, tam olarak arkeolojik kazılarda görebileceğiniz çok ince işçilikler. Bir yandan yukarıda bu ince işi yapıyorsunuz, bir yandan da aşağıda güçlendirme çalışmaları. Buradaki tarihi yapıların her biri büyük bir aşkla yapılmış. Bunlarla uğraşmak o kadar kolay işler değil. Galataport İstanbul’da beş belgesellik bir hikaye var. Önümüzdeki dönem NTV ile ortak bir belgesel yayınlanacak. Yapılanların kayıt altına alınmış olması bizim için çok kıymetli.

“KARAKÖY’ÜN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİNİ YANSITIYORUZ”

Aslında tarihe dokundunuz ve değer yarattınız…

Tarihe saygı, bu projede altını çizmemiz gereken un- surlardan biri. Kendi projemiz içerisindeki tarihi yapılarla beraber çevremizdeki tarihi yapılara katkılarımızı da değerlendirdiğimizde biz buraya değer veriyoruz. Güzelleştirme Derneği’nin kurucu üyelerinden bir tanesiyiz Galataport İstanbul olarak. Bu noktada yapılarımızı bize verilen yükseklik sınırlarının daha da altında kalarak ve mahalle algısını koruyacak şekilde yaptık. Karaköy’ün sokaklarının karakteristik özelliklerini bir şekilde taşıyan, içerde de mağazaları ve restoranlarıyla yaşayan mahalle olmayı amaçlayan bir nokta burası. Çevremize saygı bizim için önemli. Bulunduğumuz yere değer katmak, iyiye götürebilmek bizim için önemli unsurlar. Dolayısıyla hem amaç bu hem bulunan nokta bunu çok hak ediyor. Burada herhangi bir yerden bahsetmiyorsunuz; dokunduğunuz saat kulesi 170 yıllık çok değerli bir yapı. Dokunduğunuz sahil Türkiye’nin en güzel manzarasına sahip olan bir yer. Aynı zamanda kruvaziyer turizminin giriş kapısı olduğu için Türkiye’nin yüzüsünüz. Bunların hepsine layık olmak zor bir vazife. Proje geliştirme aşamasında bu vazifeye layık olmaya çalıştık. 1940’ların en önemli lokantalarından Liman İstanbul burada açıldı. Çok güzel keyif aldığımız ve ümit ediyoruz ki bizi ziyarete gelen herkesin de keyif alacağını umduğumuz bir yer oldu Galataport İstanbul.

Önceki haberİşte tohumda doğru bilinen yanlışlar
Sonraki haberTürkiye’de İş Dünyası dergisinin lansmanında ‘Güvenirlilik’e vurgu yapıldı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.