Ana Sayfa Şirket Haberleri Güven ‘doğa’sında var

Güven ‘doğa’sında var

0

Son yıllarda yapılan düzenlemeler ile sigorta sektöründe bazı belirsizliklerin ortadan kalktığını belirten Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, diğer yandan maliyetlerin sürekli arttığı bir sektörde primlerin yeterli seviyede artmamasının kârsızlık sorununu beraberinde getirdiğini söylüyor. Kırmızı, “Sigortalanma oranının çok düşük olması ve toplumsal bilincin düşüklüğü nedeni ile rekabetin hizmet yönünde yapılması gerekirken ne yazık ki sektörde fiyat rekabeti nedeni ile istenilen yöne gidilemiyor” diyor.

Öncelikle Doğa Sigorta’yı biraz tanıyabilir miyiz? Faaliyet gösterdiğiniz alanlardan kısaca bahseder misiniz?

2014 yılında, yerli bir sigorta şirketi olarak, sigorta sektöründe faaliyetimize başladık. Kuruluşumuzdan bu yana her yıl daha da büyüyen, sayısı 2 bine yaklaşan yaygın acente ağımız ve diğer satış kanallarımız ile toplumda sigorta bilincini artırmayı ve en iyi hizmeti sunmayı amaçlayarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Müşteri odaklı anlayışımız, güçlü finansal yapımız ile güven temsil eden, çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza değer katan ve sigortalılarımıza her zaman en hızlı ve kolaylık sağlayan servisi veren bir şirket olmak en önemli önceliklerimiz. Kolay ve net çözüm üretimi ile iletişimi kolay bir şirket olmak, yenilikçi ürün ve satış tekniklerimiz ile değişen dünyada daha fazla sigortalıya ulaşmak, kârlı ve uzun dönemli sürdürülebilir bir büyüme sağlamak ve Doğa Sigorta’yı herkesin tercih ettiği ve bildiği bir marka yapma vizyonumuz ile çalışıyoruz.

Doğa Sigorta olarak, hayat dışındaki tüm branşlarda; Yangın, Nakliyat, Sağlık, Oto, Mühendislik, Tarım, Hukuksal Koruma, Ferdi Kaza, Sorumluluk, Kredi, Kefalet ve Siber Sigorta alanlarında faaliyet gösterip, sigortalılarımıza ihtiyaç duydukları her anda güvence sunmaya devam ediyoruz. Sektörde tecrübeli yönetim kadromuz, geniş acente ve servis ağımız ile “Güven Doğasında Var” ilkemizle hayat dışı sigortacılık branşında sektördeki önemli yerimizi koruyor, kendimizi geliştirerek yolumuzda emin adımlarla ilerliyoruz.

Doğa Sigorta’nın büyüme başarısının sırrı nedir? Nasıl bir yol izlediniz ve bugünlere geldiniz?

Sigortacılık etik ilkelerini gözeterek çıktığımız serüvenimizde alanında uzman kadromuz, değerli iş ortaklarımız ile kaliteli hizmet sunma anlayışımız her zaman en ön planda oldu. Yerli ve büyük olmak bizim için önemli bir gurur. Çünkü yabancı marka rakiplerimiz global anlamda hatırı sayılır firmalar. Tüm bu iyi rakiplerimize rağmen Doğa Sigorta, hizmet anlayışı açısından sektörümüzün ilkleri arasında. Bu sebeple de müşterilerin ilk tercihi olmayı başarıyoruz. Müşteri Deneyim Endeksi araştırmasında Gold ödüle layık görülmemiz de aldığımız olumlu geri dönüşlerin bir sonucu.

Biz ağırlıklı olarak acente kanalıyla çalışan, bankalar ve diğer satış kanallarıyla da organize şekilde hareket eden bir şirketiz. Türkiye’nin dört bir yanında yer alan sayısı 2 bine yaklaşan acentelerimizi sigortalılarımız ile aramızda bir köprü görevi görmesi açısından çok önemsiyoruz. Bu özelliğimiz bize sigortalılarımız ve sigortalı adaylarımızla yakın temasta olmamız açısından maksimum fayda sağlıyor.

Hizmet verdiğiniz alanda suistimal etme ve hile yapma durumu maalesef insanların başvurduğu yollardan. Bu gibi konularda durum tespiti sürecini nasıl yönetiyorsunuz?

Sigorta sektörü maalesef suistimal konusunda çekici bir sektör. Insurance Europe’un yayınladığı rapora göre, sigorta dolandırıcılığı genellikle ya sigortalı ya da poliçeden çıkar sağlayabilecek bir üçüncü şahıs tarafından yapılıyor. Bazen bir trafik kazasındaki hayali yaralanmalar gibi ortaya çıkan bir fırsat doğrultusunda, bazen de organize bir suç şeklinde gerçekleşen dolandırıcılıklara rastlamak mümkün. Ağırlıklı olarak hasarlı araçların sigortalanması ve zararın sigortadan karşılanmaya çalışılması en yaygın uygulama. Diğer yaygın bir suistimal konusu da gerçek hasarlarla birlikte eski hasarların giderilmeye çalışılması.

Olası suistimal olaylarını engellemek için Doğa Sigorta olarak teknolojiyi çok etkin şekilde kullanıyoruz. Sahte hasarı tespit edebilmek için geliştirdiğimiz özel bir yazılım kullanıyoruz. Bu yazılım sayesinde suistimal ihtimali olan hasarları tespit ederek bu hasarların gerçekliğini tespit edebilmek için konuda uzmanlaşmış olan özel araştırma firmaları ile çalışıyoruz.

Türkiye’de sigortalılık oranlarına bakıldığında sigortacılığın henüz potansiyelinin yüzde 25’inin kullandığını görüyoruz. Söz konusu oranın artırılması için sanırım değişimin öncelikle zihinlerde başlaması gerekiyor?

Dünyanın sayılı genç nüfusa sahip ülkelerinden biri olmamıza rağmen, zorunlu olan trafik, DASK gibi poliçelerde dahi sigortalılık oranlarının beklenen seviyelerin çok altında olduğunu görüyoruz. Bu oranların artırılması için elbette sigorta bilincinin artırılması gerekiyor. Sigorta şirketleri, üniversiteler, belediyeler, odalar ve borsalar başta olmak üzere STK’lara görev düşmektedir. Fakat diğer yandan insanların ekonomik gücünün de artması gerektiği gerçeği var; yani insanların sigortaya ayıracak bir bütçesinin olması önemli. Artık meydana gelen kazalar, felaketler ve kayıplar kendi imkanlarımız tarafından karşılanacak boyutun çok üzerinde bir boyuta ulaştı. Sigorta bilincinin artırılması aynı zamanda sektörün tüm paydaşlarının ve devletin iş birliği ile gelişebilecek bir konu.

Diğer taraftan SEDDK, TSB, sigorta şirketleri, acenteler, brokerler, hasar servisleri gibi sektör paydaşlarının da sigortayı ve içerdiği teminatları sigortalılara doğru anlatması ve faydalarını benimsetmesi gerekiyor. Aksi takdirde, görüldüğü gibi bazı sigortaları zorunlu bile yapsanız sigortalılık oranlarını istenen seviyeye getirmek mümkün olamıyor.

Sektörle ilgili yaşanılan sıkıntıları nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye gibi enflasyonist bir ortamda yüksek büyüme oranlarının olması çok olağan dışı değil, ancak enflasyon[1]dan arındırılmış rakamlarla da sektörün büyümesinin olması gayet güzel. Dünyada 2019 yılında kişi başına düşen sigorta primi 818 USD iken, Türkiye’de ise sadece 131 USD. Son yıllarda yapılan düzenlemeler ile sektörde birçok belirsizliğin ortadan kalkmış olması ve yabancı yatırımcılar ile yeni kurulan sigorta şirketi sayısının artmış olması sektöre yönelik beklentilerin yüksek olduğunu göstermektedir. Ancak son dönemde pandemi sürecinin de olumsuz etkilerinin görüldüğü de bir gerçek. Diğer yandan maliyetlerin sürekli arttığı bir sektörde primlerin yeterli seviyede artmaması beraberinde kârsızlık sorununu getirmektedir. Sigortalanma oranının çok düşük olması ve bilincin düşüklüğü nedeni ile rekabetin hizmet yönünde yapılması gerekir iken ne yazık ki fiyat rekabeti nedeni ile istenilen yöne gelmesi gecikiyor.

Salgın sürecinde diğer sektörlere örnek oluşturacak bir performans gösteren Türk sigorta sektörü pandemiyle sınavını nasıl geçirdi?

2020 yılını ve bitirmeye hazırlandığımız 2021 yılını hem ekonomik hem de yaşadığımız iklim olayları neticesiyle maalesef oldukça zorlu geçirdik. Ülkemizin farklı birçok noktasında meydana gelen orman yangınları ve eş zamanlı olarak Batı Karadeniz’de yaşanan sel felaketi hepimizi derinden yaraladı. Doğa Sigorta olarak kendi ekibimiz tarafından yapılan riziko teftişleri vasıtasıyla sigortalılarımızı doğal afetler doğrultusunda görebilecekleri zararlara karşı uyarıyor ve alınması gereken önlemler konusunda bilinçlendiriyoruz. 2020 yılı Mart ayından beri mücadele verdiğimiz COVID-19 pandemisi karşısında da sektör olarak başarılı bir süreç yürüttük.

Pandeminin ilan edilmesiyle birlikte kriz masası ekibi kurarak evden çalışma sistemine geçiş yaptık, gerekli dijital aksiyonları alarak iş süreçlerimizi aksatmadan çalışmalarımızı sekteye uğratmadan devam ettirdik. Bu zorlu süreçte acentelerimiz için de etkili adımlar attık. Üretim Destek, Maddi Destek ve Moral Destek olarak üç ana başlık altında toplam 10 adet güçlendirme çalışmasının yer aldığı “Acente Güçlendirme Paketi” ile 2 binden fazla acentemize farklı kasları güçlendirecek değişiklikler ile destek sağladık.

Sigortalılarımızı bu zor zamanlarda mağdur etmemek için acil durum planını devreye alarak, pandemi hastası kabul edebilen özel sağlık kurumlarına başvuran sigortalılarımızın TSS poliçe teminatı kapsamı dışında olmasına rağmen, fark ücretlerini de kapsama dahil ettik.

Dünyada sigorta sektörü, hasarlar için geri ödeme aramaktan genel riski azaltmaya yönelik davranışları teşvik etmeye doğru bir dönüşüm geçiriyor. Bu konu ile ilgili Türkiye’de durum nedir? Söz konusu değişim süreci bu topraklarda da yaşanıyor mu?

Hasarların rücu yolu ile geri alınması ve hasar azaltmaya yönelik çalışmalar yapılması hasar servislerinin en önemli görevlerinin başında geliyor. Kusur oranları ile değerlendirilen kazalarda sigorta şirketleri müşterilerine ödedikleri tazminatları karşı sigorta şirketinden veya şahıslardan kusurları oranında tahsil etmektedir. Diğer taraftan kazalarda ortaya çıkan hasarlı parçaların sistem üzerinden kontrol edilerek tazminat tutarlarının belirlenmesi de hasar azaltmaya yönelik diğer bir çalışma şeklidir. Hasardaki parça kaçakları için de yine teknolojiyi etkin olarak kullanıyoruz. İlgili hasarda kullanılmaması gereken parçaları ayrıştıran ve bu tür parça bazlı kaçakları engelleyen, birçok ülkede kullanılan bir sistemi Türk sigorta sektöründe kullanan birkaç şirketten biriyiz. Yakın zamanda yapay zeka destekli farklı kaza istatistikleri arasında bağlantı kuran ve organize suistimal olasılıklarını ortaya çıkaran yazılımlar üzerine de çalışmalar yapılıyor. Ülkemizde de bu tür çalışmalara yeni yeni başlanmış olup Doğa Sigorta olarak gelişmeleri yakın[1]dan takip ediyoruz.

Sigorta endüstrisi yeni bir toplumsal role geçerken, Doğa Sigorta’nın gelecek projeksiyonunda neler yer alıyor? Bu değişim sürecine nasıl adapte oluyorsunuz?

Doğa Sigorta sektörün genç şirketlerinden birisi olmasına karşın, her daim sektöre yön veren şirketlerden birisi olma yolunda oldu. Kuruluşundan bu yana, bugün 2 bine varan acente sayısı, ulaşılabilir ve net bir şirket olması, tecrübeli kadrosu ile Türkiye’de faaliyet gösteren şirketler arasında üst sıralarda yerini aldı. Dünden ders alan fakat dünde yaşamayan bir şirket olarak ilerleyen faaliyetlerimiz ile daha da iyi konumlarda olacağımızı izleyebilirsiniz. Doğa Sigorta olarak önceliklerimizden biri olan teknolojiyi en üst seviyede kullanarak, sigortalılarımızın ihtiyaçlarına en kısa sürede çözüm bulmaya devam edeceğiz.

Önceki haberGelişmekte olan ülkelerin dış ticareti, dijitalleşme ile nasıl artar?
Sonraki haberKadınların yönettiği dünya çok daha adil olurdu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.