Türkiye'de Gündem

Gıda perakendecileri yeni başkanını seçti

İnsan hayatını birinci dereceden etkileyen sektörlerin başında perakende gıda pazarı geliyor. Sürekli kontrol ve yakın takip gerektiren sektörün kaptanlığını yeni dönemde Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı (GPD) Alp Önder Özpamukçu üstleniyor. Perakende sektörünün nabzını kontrol altında tutan Başkan, liderlik ettiği diğer kuruluşlardaki tecrübelerinden de faydalanarak Türkiye'de gıda perakende sektörünün yol haritasını iniş ve çıkışlarıyla dergimize anlatıyor.

6dk okuma
Türkiye'de İş Dünyası16.05.2023
Gıda perakendecileri yeni başkanını seçti
Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Alp Önder Özpamukçu

Üretimin bereketli, ulaşımın çok yönlü olduğu Türkiye topraklarında, perakende gıda tüketiminin dengeli olması büyük önem arz ediyor. Hal böyle olunca en büyük görev Gıda Perakendecileri Derneği'nin oluyor. 2023 yılında GPD yeni başkanı seçilen Alp Önder Özpamukçu, hayatın sürdürülebilirliği için temel ihtiyaç olan perakende gıda sektörünün gidişatını, artan ve azalan yönleriyle değerlendiriyor.

4 BİN MAĞAZANIN BİN TANESİNİ KAYBETTİK

Gıda Perakendecileri Derneği'nin (GPD) Olağan Genel Kurulu tarafından 10 Ocak 2023 günü yeni dönemde Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Alp Önder Özpamukçu’nun ses getiren ilk icraatı; deprem nedeniyle afet bölgesinde hasadı yarım kalmış ürünleri tüketiciyle buluşturması oldu. Merkezi Kahramanmaraş olan 6 Şubat depremlerinin üreticiye etkisini anlatarak söze başlayan GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu şunları söyledi: “Depremden etkilenen 11ilde dört bin mağazamız bulunuyordu. Bunların bin tanesini kaybettik aynı zamanda çok fazla can kaybımız oldu. Bu yüzden öncelikle afetten etkilenen herkese büyük geçmiş olsun diyorum ve can kaybı olanlara başsağlığı dileklerimi iletmek istiyorum. Sarsıntının yaşandığı bölge aynı zamanda gıda açısından büyük önem taşıyor. Gıdanın, tarım ve hayvancılığın yüzde 16’sını ifade eden bir bölge. Bu yüzden felaket haberini duyar duymaz yardım ulaştırmanın yanında, meydana gelen üretim krizin nasıl çözüleceği, tarım arazisindeki hasatların ve ekimlerin nasıl yapılacağı yönünde oldu. Ben GPD Başkanlığı görevimin yanı sıra Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) Başkanlığını da yürütüyorum. Buradaki arkadaşlarımız da büyük bir seferberlik çalışması yürüttü. Hepimiz toplanan ihtiyaç malzemelerini toparlamak için bir araya geldik. TIR sevkiyatlarıyla A’dan Z’ye neredeyse tüm ihtiyaç malzemelerini temin ederek bölgeye sevkini başlattık. Ancak bu tek seferde olacak bir şey değil. Orada maraton koşusu yapılması gerekiyor, kısa mesafe koşusu değil. Bu yüzden yapılan bu işin sürdürülebilirlik boyutu çok önemli. Güvenilir Ürün Platformu ile yaptığımız çalışmayla bölgedeki hasat ihtiyaçlarını belirledik. Çünkü malumunuz hasat malzeme, makine, teçhizat ve işçi gerektiren bir çalışma. Bunlar bölgede önemli bir ihtiyaç. Gıda perakendecisi zincir mağazalarımız, hali hazırda orada yoğun çalışmalar yürüten bir tedarikçi aile olarak çalışıyorlar. Onlar oradan bütün tedarikçilerin ürünlerini çok hızlı bir şekilde toparlamaya başladılar. Üyeliğini ve Başkanlığını yürüttüğüm diğer birlik ve dernekleri de dahil ederek deprem bölgesindeki hasat krizini çözmek için yoğun bir çalışma yürüttük.”

LİMON HASADI ÇİFTÇİYE MORAL OLDU

Deprem bölgesinde, arazide kalan tarım ürünlerinin hasat edilmesine liderlik ederek bölgedeki çiftçinin moralini düzelten GPD Başkanı, yeni ekimlerin yapılması için hasadın şart olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Ürünlerin değerinin ve hedefinin altında alınmaması gerekiyor, fırsatçıya mahal verilmemeli, GPD’nin önceliği bu yöndedir. Burada Güvenilir Ürün Platformu da ürünlerin hasadına, oradaki işçiliğin bulunmasına ve organizasyonun yapmasına önemli destekler verdi. Bilhassa Hatay’ın Arsuz ilçesinde hasat için dallarda bekleyen limonlar için.Limonun yıllık tüketimi 40 bin ton civarında. Zaten meyve sebzede zincir mağazalar, tüketimin yüzde 15’ini Türkiye'de karşılıyor. Geri kalan yüzde 85, pazarlarda diğer üretimlerde veya turizmde kullanılıyor.

YENİ DÖNEMDE GPD YÖNETİM VE DENETİM KURULU ÜYELERİ
  • Yönetim Kurulu BaşkanıAlp Önder Özpamukçu – GürAta
  • Yönetim Kurulu Başkan YardımcısıÖmer Özgür Tort – Migros
  • Yönetim Kurulu Başkan YardımcısıAhmet Şükrü Yanıkoğlu – Caffe Nero
  • Yönetim Kurulu Başkan YardımcısıMerter Özay – Özay HukukYönetim Kurulu Üyeleri
  • Banu Arıduru- Çelebi Gıda
  • Bahadır Özbek- Shaya
  • Bora Volkan Mumcu- Tavuk Dünyası
  • Cem Maltaş- A101
  • Emir Güçlü-Paleks
  • Erdal Tüfekçi- Onur Market
  • Haluk Dortluoğlu-BİM
  • Hıdır Murat Keklik-Detay
  • Hasan Ulutürk-Tchibo
  • Hüseyin Deniz Alkaç-Metro
  • Kutay Kartallıoğlu-Carrefour
  • Mehmet Haluk Alpay- Obase
  • Özgür Çetinkaya-Tab Gıda
  • Savaş Taşkın- Hakmar
  • Sertaç Hamza-McDonalds
  • Seymen Serintürk-IFCO
  • Uğur Kaan Ünver-İş HoldingDenetim Kurulu Asil ve Yedek Üyeleri
  • Ahmet İri-Özdilek
  • Cemal Parlak-Üçler Market
  • Didem Şekerel Erdoğan-NielsenIQ
  • Birol Altınkılıç-Kahve Dünyası
  • Elif Bilgehan Müftüoğlu-GS1 Türkiye Vakfı
  • Serhat Enyüce-Chep

“BİZ ASLINDA MAĞAZACILIĞI İHRAÇ ETMEYE BAŞLADIK”

Fırsatçılık meselesinden yola çıkarak; kalite, hijyen ve üreticiyi koruma manasına gelen organize perakendenin elzem bir konu olduğunun altını çizen Alp Özpamukçu şu ifadeleri kullandı: "Her platformda da söylediğim gibi Türkiye'de organize perakende, gıda perakendeciliğinde yüzde 35, bu sayıyı gıda dışına kattığınız zaman yüzde 40’ı buluyor. Gelişmiş ülkelerde yüzde 60, Batı'ya gittikçe yüzde 80’e ulaşıyor bu rasyo. Bu aslında şirketlerin ya da söz konusu perakendecilerin büyüyerek, daha fazla üreticiyi, tedarikçiyi, kendi tedarik zincirlerine katmaları onların kalitelerini geliştirmeleri anlamına geliyor çünkü tüketiciye en iyi ürünü devletin mevzuatına uygun bir şekilde sunmakla yükümlüler. Bu durum rekabet ortamını kaçınılmaz kılıyor. Gıda Perakendecileri olarak hem üretici verimliliğini artıran hem de daha uygun fiyatla tüketiciye ürünü ulaştırmaya fayda sağlayan rekabet ortamıyla aynı zamanda enflasyonu dizginliyoruz. Bununla birlikte Türkiye'nin yurt dışında 10 bine yaklaşan mağazası bulunuyor. Gıda Perakendecilerinde de güzel örneklerimiz var. Mısır'da, Fas'ta, Arabistan'da gıda perakendesiyle beraber Avrupa'da birçok noktada Türk perakendecilerinin mağazaları nı açıyoruz. Buradan baktığınızda aslında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Biz aslında mağazacılığı ihraç etmeye başladık. Bu aslında sizin ürününüzün de ihracatını arttırmak demek. Diğer bir ifadeyle markalaşarak ihracat yaptık demek."

GAP PROJESİNİN EKSİKLERİNİ KAPATMAMIZ GEREKİYOR

“İklim kriziyle başlayan, kuraklık ve depremle devam eden sorunlar, Türkiye’deki gıda sektörünü nasıl etkiliyor?” sorusuna yanıt veren GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu şöyle konuştu: ”Maalesef ülkemiz kuraklıkla karşı karşıya kalma riskini yoğun bir şekilde yaşıyor. Bu bakımdan bizim tarım yönünde doğru bir planlama modeline geçmiş olmamız gerekiyor. Daha iyi bir planlamaya ihtiyacımız var. Bakanlığımızla da havza bazında planlamayı çok konuşuyoruz. Söz konusu görüşmeler çerçevesinde; doğru sulamalara geçilmesi, ilgili eğitimlerin alınması başta olmak üzere birçok önemli çalışma yer alıyor. Önümüzde büyük bir ajanda var. Yakın zamanda Diyarbakır'da bulundum bölgede hala yarım kalan kanalların olduğunu gördüm. Bu yüzden GAP projesinin eksikleri bir an önce tamamlanmalı. Kuraklığa ilave olarak meydana gelen deprem felaketi buna tuz biber oldu. Hem kuraklıkla başa çıkmak hem de deprem yaralarını sarmak için bölgedeki kanalları yaptırmalı ve çiftçinin su ihtiyacını bir an önce tamamlamalı ve çiftçimizin ürününü susuz bırakmamak ama suyu da verimli kullanmayı öğrenmek şartıyla bu işi yapmak zorundayız. Ocak ayında GPD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirilen Alp Önder Özpamukçu, Derneğin yeni dönemdeki çalışmalarına değinerek şöyle konuştu: “Tarım Bakanlığıyla yaptığımız görüşmelerden yola çıkarak sahada üretimi güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bu yüzden gıda güvenliğimizi sağlamak olmazsa olmazların arasında yer alıyor. Tarım ve hayvancılığın ne kadar önemli olduğunu pandemi ve deprem hepimize öğretti. Kendi gıda ve ürün güvenliğimizi sağlamamız gerekiyor. Kaliteli ürünlere Türk milletinin ulaşabilmesi gerekiyor. Kaliteli ürünlerin uygun fiyata tüketebilmesi gerekiyor. Bu yüzden bizim üreticilerimizi geliştirmemiz ve tedarik zincirimizi doğru yapılandırmamız çok asli bir görev niteliği taşıyor. Birlik veya kooperatif gibi oluşumlar, onların işleyişiyle ilgilenmek, havza başında tarımsal planlamanın yapılmasına yönelik desteğimiz, kentsel tarıma verdiğimiz önem tarımı ilerletmek amacı taşıyor. Kaynaklarımız zenginken neden domatesi Antalya'da ülkenin diğer ucuna TIR'la taşıyoruz, bir de üzerine nakliye maliyeti ödüyoruz. Sonra cari açık veriyoruz. Halbuki her kentin çevresinde alanlarımız var. Domates salatalığı, biberi, yeşilliği
tüm şehirlerimizde yetiştirebilirsiniz. Bunların bir yerden bir yere taşınması çok doğru değil. İhracat için üretelim büyük montanlarda onları gönderelim ama bu tür doğru işleri yapmamız lazım. Ben biliyorum ki Bakanlığımızın çalışma listesinde bunlar var. Ama artık hayata geçirmek konusunda hızlı hareket etmemiz gerekiyor.GPD’nin zincirleme ilerlediğine vurgu yaparak açıklamalarına yön veren Özpamukçu; “GPD üyesi markalar olarak en büyük sorumluluğumuz ürünlerin kaliteden ödün vermemesi. Üretimden başlayıp tüketime kadar giden süreç zincirini kontrol altında tutmak ve denetimler gerçekleştirmek başta gelen görevlerimiz arasında yer alıyor. Amacımız verimliliği artırmak, üreticinin kâr elde etmesini sağlamak ve üretimin sürdürebilirliğine öncülük etmek çünkü hepimiz aynı gemideyiz” diye konuştu.

Türkiye'de Gündem
Dünyada Gündem
Yorum Yaz