Ana Sayfa Söyleşi Gıda israfına savaş açan marka: Unilever

Gıda israfına savaş açan marka: Unilever

0

Humus da üretiyor cheddar sosu da… Restaurant ve EDT sektörüne yönelik inovatif ürünleri ile şeflerin ve mutfakların yıldızı Unilever Food Solutions yeni çalışmalarını duyurmaya hazırlanıyor. UFS’nin gıda israfını önlemeye yönelik çalışmalarını, gıda güvenliği için attıkları adımları, saha eğitimlerini ve tabii ki yeni gıda çözümlerini UFS Ev Dışı Tüketim Genel Müdürü Yılmaz Tokgöz ile Türkiye’de İş Dünyası dergisi için konuştuk.

EDT kanalında ürünleri en çok tercih edilen markalardan birisiniz. Bunun nedeni nedir? Sadece ürünlerin kalitesi mi yoksa bizim bilmediklerimiz de var mı?

Unilever Food Solutions olarak Unilever’in ev dışı gıda sektörüne hizmet veren markasıyız. Birçok farklı markamız ile hizmet veriyoruz. Bu markalar arasında Knorr, Hellmann’s, Calve ve Carte d’or yer alıyor. Bu markalar ile birçok farklı kategorilerde hizmet veriyoruz. Sektöre alternatif ürünler ve kategoriler sunuyoruz. Ve bu ürünlerimizi Unilever olarak sahip olduğumuz global teknoloji ve ürün bilgisi ile üretiyoruz. Böylece müşterilerimiz, iş ortaklarımız için verimli, pratik, kendi misafirlerinin de ihtiyaçlarına yönelik ürünler geliştirebiliyoruz.

UFS, tüm bu ürünleri ile ev dışı gıda sektörüne sadece ürün satan bir firma olmakla kalmıyor ve sektörün yanında aynı zamanda bir çözüm ortağı olarak da yer alıyor. Çözüm ortağı bakış açımız, markamızın ürünlerini geliştirmesinden inovatif yaklaşımından ürünü müşterisine teslim ettikten sonraki destek sürecine kadar tüm sistemi kapsıyor. UFS, Knorr pratik humusu üretirken şeflerin maksimum verimlilikle çalışmalarına ve iyi bir lezzet sunabilmelerine odaklandık ve bir paketten 12 kilogram humus elde edebilecekleri bir ürünü sektöre sunduk. Dünyada ve Türkiye’de global gastronomi trendlerini de göz önünde bulundurarak bu ürünü sektör ile buluşturduk. Hellmann’s Peri Peri ve Cheddar sos da yine sektörün özellikle sokak lezzetleri kategorilerinde ürünlerini lezzetlendirmelerine ve alışılmışın dışında ürünler sunabilmelerine odaklanarak sektöre sunduğumuz ürünlerimiz oldu. Hellmann’s Cheddar sosun içeriğindeki zengin cheddar peyniri içeriği, kullanıma hazır ve benmariye uygun olması da sektörün hem lezzet hem de pratiklik ihtiyaçlarına karşılık geldi. Ürünlerimizi gastronomi trendlerine, müşterilerimizin müşterilerinin yani son tüketicinin ihtiyacına ve şeflerin mutfakta aradığı çözümlere odaklanarak çıkartıyoruz. Buradaki en önemli değer ise iç yapımızda yer alan şeflerimiz ve tüm markamızın özüne işlemiş Chefmanship stratejimiz oluyor. Ürün inovasyon ve üretim süreci; şefin, sektörün, son tüketicinin ihtiyaçları ve global trendlerin doğrultusunda ilerliyor. Bu süreçten sonrası ise UFS şeflerimiz ve satış ekibimizin ürünü sektöre anlatıp sahip olduğu katma değerleri aktarması ile ilerliyor. Bu noktada UFS’nin Chefmanship stratejisi sahadaki tüm çalışanlarımız ile müşterilerimize aktarılıyor ve müşterilerimizin dilinden konuşup onlara çözüm sunabiliyoruz. UFS, ürünün doğru şekilde mutfakta kullanılmasından ürüne dair yeni tariflere, ürünün sunulmasından ürünle oluşturulacak tariflerin hikayesinin oluşturulmasına kadar saha ekibi şeflerimiz ve satış elemanlarımız ile Chefmanship bakış açısı ile müşterimizin yanında oluyoruz. Ayrıca UFS, değer katan bakış açısı ile atıksız mutfak prensipleri gibi sürdürülebilirlik odağında çözümleri de sadece mutfakta değil, müşterilerimizin müşterisinin tabağından sonraki süreçte de nasıl yönetileceğine dair yönlendirmelerde bulunup sektör için katma değer sağlayacak projeler için çalışıyor.

UNILEVER KÜLTÜRÜNDEN GELEN İNOVATİFLİK

Son yıllarda dünya olarak olağanüstü durumlar yaşıyoruz. Savaş, ekonomik krizler, pandemi gibi etmenlerin tüketici tercihlerinde de gözle görülür değişikliklere neden olduğunu görüyoruz. Sizin ürünlerinize olan tercihte bir farklılık oldu mu?

Pandemi sürecinden her sektörün etkilendiği gibi bizde etkilendik fakat pandemi sonrası müşterilerimizin ürünlerimize ilgisi oldukça fazla oldu ve bu ilgi artarak devam etti. Unilever kültüründen gelen inovatif olmak ve UFS kültüründe yer alan Chefmanship, UFS olarak sektöre ihtiyaçları olan ürünleri sunmamızı sağladı. Knorr Pratik Humus, Hellmann’s Cheddar ve Peri Peri Sos, Knorr Dünya Sosları gibi ürünlerimiz sektörümüz için yenilik ve pratiklik getirdi. Sektörümüzün yanında sadece ürünler ile durmayışımız ve bir iş partneri olarak tüm süreçlerde onları destekliyor oluşumuz da ürünlerimizin sektörel olarak penetrasyonunu ve tercih nedenlerini artırdı. Özellikle pandemi dönemi sonrasında müşterilerimizin menülerinde farklılaşmak için aldıkları aksiyonları izledik, atıştırmalık kategorilerindeki tercihlerini gözlemledik.

Bu kategori için pratik humus, yeni kaplama ürünlerimiz ve yeni soslarımızı sektöre sunduk. Şeflerimizin bu ürünler ile birden fazla çeşitli reçeteler hazırlamasına olanak sağlıyoruz. Global gastronomi trendlerini takip eden müşterilerimizin yanında bu trendler odaklı hizmet ve ürün sunan bir partner olarak yer alıyoruz ve ihtiyaçları olan pratik, yeni ürünleri onlar için üretiyoruz.

İLHAM VEREN İÇERİK VE EĞİTİMLER

EDT kanalına sadece ürün sağlamıyor, eğitim çalışmaları ve farklı uygulamalarla da destekte veriyorsunuz. Biraz bu çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Birinci sorunun cevabında da bahsettiğim gibi müşterilerimizin her zaman yanında olarak onlara çözüm ortağı oluyoruz. UFS Academy aracılığı ile sektörümüze ve şeflerimize ilham verecek içerikler ve eğitimler sunuyoruz. Sürdürülebilirlik başlığında öneriler, atıksız mutfak prensipleri ile metodolojiler öneriyoruz. Chef’s Table etkinliklerimizle şeflerimiz ile bir araya gelip ihtiyaçlarını kendilerinden dinliyoruz ve çözümleri yine onlar ile konuşarak onlar için üretiyoruz.

Ürünlerimizi müşterilerimize saha şeflerimiz aracılığı ile demolarımızla anlatıyoruz. Ürünlerimizden maksimum verimi ve lezzeti alabilmeleri için onlara ürün eğitimleri sağlıyoruz. Gastronomi trendleri doğrultusunda ürünlerimiz ile uygulayabilecekleri tarifler geliştiriyoruz ve bu tarifleri kendi restoranlarında sunabilmeleri için eğitimler veriyoruz.

Günümüzün en önemli konularından biri olan gıda israfı ve atığı için sektörümüzün önemli oyuncuları ile bir araya gelip projeler geliştiriyoruz. Tüm Ar-Ge ve pazarlama ekibimiz ile müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çalışıyoruz. Yine günümüzde en önemli gündem maddelerinden olan ve sektörümüzün en büyük problemlerinden olan maliyet artışları için de müşterilerimize çözümler sağlıyoruz. Bildiğiniz gibi gıda girdileri, istihdam, enerji, kira maliyetlerinde ciddi artışlar var. Müşterilerimizin bu artışları dengeleyebilmesi için ürünlerimiz ile çözümler geliştiriyoruz. Örneğin; bulyonlarımız ile uzun süreli ısıtma problemine çözüm sağlıyoruz. UFS Academy ile müşterilerimizin ihtiyacı olan mutfak, menü danışmanlıkları veriyoruz.

Ayrıca Unilever çatısı altında geliştirilen Geleceğin 50 Gıdası Raporu ve Yarının Gıdaları İnsifyatifi’nin de bir parçasıyız. Bu insiyatiflerdeki sektörümüz için de ilham olacak uygulamaları kendi iş yapış süreçlerimize uyguluyoruz ve sektörümüze ilham olmak için çalışıyoruz.

Merdivenaltı üretimin, gayri resmi ekonominin yoğun gözlemlendiği bir sektörün içindesiniz. Bu durum sizleri nasıl etkiliyor? Önüne geçmek için yapılan çalışmalar var mı? Tüketici güvenilir olan ile olmayanı nasıl ayırt edebili? Bu noktada tüketiciye önerileriniz neler?

Özellikle pandemi sonrasında hem tüketici hem de sektör iyi gıda ve güvenilir gıda konusunda çok bilinçlendi. Müşterimizin müşterisi menüsünde sunduğu yemeğin malzemesinin nereden geldiğini, kaynağını öğrenmek istiyor. Bu da bizim müşterilerimizin de güvenilir kaynaklardan temin ettikleri ürün ve malzemelerini açıklama ihtiyacını doğuruyor. Bu noktada ETÜDER tarafından gerçekleştirilen tedarik zincirinde güven programı kapsamında aldığımız “Güvenilir Tedarikçi Sertifikası” ile müşterilerimizin yanında güvenilir bir iş partneri olarak
yer almaktan gurur duyuyoruz.

Sektörümüzde bu tip üretimlerin önüne geçebilmenin en önemli yolu şeffaf iletişimden geçiyor. Restoranlarımızın, şeflerimizin menülerinde açık ve şeffaf iletişim ile kullandıkları ürünleri paylaşmaları, sosyal medya kanallarında, web sitelerinde iş partnerlerinin altını çizmeleri merdiven altı tipindeki üretimlerin ömrünü kısaltmak ve yakın gelecekte de sona erdirmek için doğru çözüm olacaktır. Tüketicinin en büyük hakkı ise bilgiye erişebilmek. Bu noktada marketten alışveriş yapan tüketicinin de restoranda yemek yiyen tüketicinin de tükettiği, satın aldığı ürünün içinde yer alan malzemeleri bilme hakkı var. Son tüketiciye bu hakkın peşinden gitmelerini ve aynı zamanda menü okuma ve etiket okuma konusunda da bilinçlenmelerini öneriyoruz.

Önceki haberYavuz Altun’nun “Katlamalı Büyüme Stratejisi” kitabı raflarda
Sonraki haberAralık ayı enflasyon rakamları açıklandı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.