Ana Sayfa Türkiye'den Gündem Emre Alkin’den Balıklı Rum Hastanesi yangını analizi

Emre Alkin’den Balıklı Rum Hastanesi yangını analizi

0

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’daki Tarihi Balıklı Rum Hastanesi’nin Geriatri (Bakımevi) servisinin binasında yangın çıkmıştı. Şans ki can kaybı yaşanmayan olayda yangın, itfaiye ekiplerinin iki saatlik çalışmasının ardından kontrol altına alınmıştı. Böylece de servisteki 104 hasta ve çalışanlar tahliye edilmişti. Bu konuda hastaneye komşu olan Topkapı Üniversitesi Rektörü olan Emre Alkin o anda yaşananlarla ilgili bir yazı kaleme aldı.

Alkin’in aktardığı olay anı şöyle;

“Biliyorsunuz geçen hafta Üniversitemizin hemen yanındaki Balıklı Rum Vakfı Hastanesinin Yaşlı Bakım Ünitesinde yangın çıktı. Medyada ne okudunuz bilemiyorum ama ben size neler olduğunu ilk ağızdan anlatayım:

O sabah TİM Binasında konferans verdikten sonra, biliyorsunuz son zamanlardaki en önemli iştigalim olan kiralık ev bakmak için emlakçının randevusuna gidiyordum. O sırada randevunun iptal edildiğine dair mesaj geldi. Son dakika iptallerinden hoşlanmasam da, üniversitedeki işleri kolaylamak için fırsat oldu diye de sevindim açıkçası. Çünkü 14:30’da Topkapı Üniversitesinin tanıtımını yapacağım canlı yayının notlarını da gözden geçirmiş olacaktım. Şimdi düşünüyorum, bu iptal birçok kişinin hayatını kurtardı. Hadiseye geri döneyim: Kazlıçeşme Kampüsüne girerken bir duman dikkatimizi çekti.

Nereden geldiğini otoparka girince anladık. Duman hemen yanımızdaki Balıklı Rum Vakfı Hastanesine ait Yaşlı Bakım Evinin bulunduğu binadan geliyordu. Ahşap çatılı olduğu için hemen itfaiyeyi aramak aklıma geldi. Tercih Tanıtım günlerine gelen velilerden biri kapının önünde duruyordu.

Sordum:

– İtfaiyeye haber veren oldu mu ?

– Haber vermişlerdir herhalde

Burada çıkarmamız gereken ilk ders şu: Başkaları da aynı şeyi düşünebilir ve kimse aramamış olabilirdi. Dolayısıyla “herhalde” bilmecesiyle uğraşmadan hemen acil yardım hattından İstanbul İtfaiyesine ulaştım. “Ekipleri gönderiyoruz” diye cevap verdiler.

Ancak o esnada alevler daha da yayıldı. Mütevelli Heyet Başkan Yardımcımız Arif Küme “Hocam sen burada kal biz yardım etmeye gidiyoruz” dedi ve birkaç çalışanımızla beraber binaya doğru koştu. Ancak saniyeler içinde içerdeki hastaları zamanında tahliye edemeyeceklerini anladık. Dolayısıyla hep beraber öğrenciler, idari personel ve hocalarla müdahale ettik. O esnada hem hastaların hem de yardım edenlerin çaresiz bağırışlarını duyduk. Kilidini taşla kırmaya muvaffak olup girdiğimiz arka kapının, acil tahliyeye uygun bir altyapısı olmadığı için tekerlekli sandalyelere koyduğumuz hastaları insan üstü bir çabayla dışarıya çıkarmak zorunda kaldık. Tekerlekli iskemle sayısı az olduğu için taşıdığımız her hastayı içerden getirdiğimiz koltuk ya da iskemlelere oturtmak mecburiyetindeydik. Zahmetli ve karışık bir o kadar da hızlı bir operasyon oldu. Üniversitemizin tercih tanıtım günlerinde görev alan “ilk ve acil yardım” bölümü hocaları ve öğrencilerinin sistemli çalışması sayesinde başardık desem daha doğru.

Son olarak içerde başka hasta ya da kişi olmadığını anlamak için göz attığımızda binanın çatısında büyük bir delik açıldı ve çökmenin başladığını idrak edip kıl payı herkesi uzaklaştırdık. Sonra hemen okumuzun büyük yeşil alanında ve ön nizamiyesinde “sahra düzeni” kurduk. Bunların hepsi 15-17 dakika arasında gerçekleşti. Rekor bir hız diyebilirim.

Hastaları okulun bahçesinde almamızdan sonra itfaiye gelebildi. Her anı aklımda not ettiğim için, itfaiyeye telefonla haber vermemden ilk suyun sıkılmasına kadar 24-25 dakika süre geçtiğini biliyorum.

“Acil Durum Eğitimi Önemli..”

Binayı soranlar oluyor: Maalesef çatısı tamamen ve içi de tamamına yakın yandı. Ertesi gün tekrar geçmiş olsun demek için yöneticileri ziyaret ettik. Hepimizin mutabık olduğu memnuniyet hastalardan ve yardıma koşanlardan herhangi bir kayıp ve yaralanma olmamasıydı.

Bunun sebeplerine gelince:

– Rüzgarın diğer yöne esmesi

– Zamanında ve Tereddüt Etmeden Müdahale

– Tanıtım Günleri Çerçevesinde Okulda Yeterli İnsan Bulunması

– Talihli Zamanlama

Eğer rüzgar bize doğru esiyor olsaydı, alevlerin arasından müdahale imkanımız olmayacaktı. Diğer taraftan Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısının ilk müdahalesi ardından bizim de hemen yardıma gitmemiz büyük bir faciadan dönülmesini sağladı. Yine de okulda çok sayıda kişinin bulunuyor olması hastanenin şansı oldu diyebilirim. Çatı çökmeden çıkmış olmamız da ancak kısmet ile açıklanabilir.

Gözlemim şu: İtfaiye maalesef geç geldi. Binanın acil çıkış planı belki vardı ama acil durum gerçekleştiğinde kağıt üzerinde kaldı. Hasta tahliyesi, ilk ve acil yardım bölümümüzün nezaretine yapıldığı için etkili oldu. Baştan sona 14-15 dakikada 60 civarında hasta güvenli alana sevk edildi. İtfaiye tahliyeden 7 dakika sonra geldi, söndürme işleminin başlaması 2-3 dakika daha aldı. Tüm bu detayları itfaiye ile aynı anda gelen İBB Başkanı İmamoğlu’na da aktardık.

Çıkardığım dersi de söyleyeyim: Mutlaka personele acil durum eğitimi vermek ve söz konusu durumlarda kimlerin liderlik edeceğini önceden tespit etmek gerekiyor. Ayrıca binaların kağıt üzerindeki acil yardım planlarının rutin olarak tatbikatının yapılması gerekiyor. Biz Topkapı Üniversitesi olarak yapıyoruz. Sizler de yapın.

İnsan hayatının yerini hiçbir şey tutamaz, giden canları da hiçbir şey geri getiremez.

Prof. Dr. Emre Alkin”

Önceki haberAstor’un ihracatını artırıp ABD pazarına açılmayı hedefliyor
Sonraki haberLojistik sektörü ihracat hedefini 20 milyar dolara çıkardı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.