Ana Sayfa Söyleşi Ambalaj sektörü sürdürülebilir büyümeyi odağına aldı

Ambalaj sektörü sürdürülebilir büyümeyi odağına aldı

4980
0

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi döneminde küçülen diğer sektörlerin aksine üreten ve büyüme hızına ivme katan ambalaj sanayi, hijyenin ve sağlıklı gıda bilincinin ön plana çıkmasıyla önemine de önem katmış oldu. Pazar büyüklüğü noktasında yılsonu hedefini 28 milyar dolar olarak belirlediklerini söyleyen Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Zeki Sarıbekir, ambalaj sektörünün pandemiye rağmen 2 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdiğine dikkat çekti. Sektörün sürdürülebilir büyümeyi odağına aldığını söyleyen Sarıbekir ile ambalaj sanayinin bilinmeyen yönlerini konuştuk.

Ambalaj sektörünün çatı kuruluşunun başkanı olarak bizlere sektörün son dönemini, pandemiyi nasıl geçirdiğini özetleyebilir misiniz?

Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile ambalajın ne kadar önemli ve gerekli olduğu bir kez daha anlaşılmış oldu. 2020 yılında pandeminin ilk aylarında Avrupa’da üretim çarkları durdu. Ambalaj sanayicileri olarak bu dönemde, açıklanan direktifler doğrultusunda fabrikalarda uyduğumuz hijyen kurallarını artırıp tüm önlemleri alarak üretmeye devam ettik. Gıda, ilaç ve tıbbi malzemelerin ambalaj tedariği sağlanamazsa büyük sorunlarla karşı karşıya kalırız. Bu konuda tedarikte herhangi bir aksama olmaması için gerekli önlemleri alarak yaptığımız üretim sayesinde, tedarik zincirini aksatmadık. Bununla birlikte, pandeminin ilk zamanlarında gıda, içecek, sağlık ve temizlik sektörleri için çalışan ambalaj sanayicileri üretim yaparken; inşaat, turizm/otelcilik ve restoranlara tedarikte bulunan üreticilerimiz kısa bir süre çalışamadılar. Türkiye ekonomisi, Covid-19 ile mücadeleyle geçen 2020 yılında yüzde 1,8 büyüme kaydetti. Ambalaj sektörü genelde ülke ekonomisinin iki katı büyüyor. Ancak, pandemi sürecinde bu büyüme beş katına çıktı ve 2020 yılında sektörümüz ortalama yüzde 10’un üzerinde büyüdü. Türkiye ambalaj sanayisinin üretimi 2020’de yaklaşık 10,3 milyon ton olarak gerçekleşti. Sektörümüzün cirosu ise 25 milyar dolar oldu.

2030 HEDEFİ 50 MİLYAR DOLAR

28 milyar dolar pazar büyüklüğü ve ihracata ilişkin 6,5 milyar dolar gelir hedefinizin olduğunu iletmiştiniz. Son çeyreğe girdiğimiz şu günlerde bu hedefe ne kadar yaklaştınız?

2021 yılının Ocak-Haziran dönemine baktığımızda Türkiye ambalaj sektörü 3 milyar 44 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek 1 milyar 222 milyon dolar dış ticaret fazlası verdi ve bir önceki yılın aynı dönemine göre miktar olarak yüzde 6, değer olarak ise yüzde 26 artış yakaladı. Bu rakamlar kapsamında 2021 yılsonu hedefimizi en az 28 milyar dolar pazar büyüklüğü ve 6,5 milyar dolar ihracat geliri yönünde belirledik. Bu hedefe de adım adım ilerlediğimizi vurgulayabilirim. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023 yılında Türkiye ambalaj sektörünün pazar büyüklüğünü 25 milyar dolardan 30 milyar dolara, kişi başı tüketimi 298 dolardan 380 dolara, ihracatını ise 5,15 milyar dolardan 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. 2030 sektör büyüklüğümüz için hedefimizi 50 milyar dolar, ihracat hedefimizi ise 20 milyar dolar olarak belirledik.

Son günlerde dalgalı kur ve buna bağlı olarak da petrole gelen zam sektörünüzü nasıl etkiledi. Bildiğimiz kadarıyla hammadde kullanımında petrole çok fazla ihtiyaç duyuyorsunuz. Sektör olarak artan maliyetleri nasıl kontrol altında tutuyorsunuz?

Sektörümüzde plastik başta olmak üzere ambalaj malzemelerinin hammaddeleri ağırlıklı olarak yurt dışından temin ediliyor. Hammadde fiyatları tüm dünyada olduğu gibi bize de yansıyor ve sanayicimiz eninde sonunda yaşanan artışı hem yurt içi hem de yurt dışı piyasaya yansıtmak zorunda kalıyor. Bu sebeple öncelikli yapılması gereken hammadde üretimi için ülkemizde büyük yatırımlara destek verilmesi. Hammadde üretimine ağırlık verecek bu tür yatırımların üreticilerin maliyetlerini de uzun vadede indireceğini ve ihracat hızını artıracağını düşünüyoruz. Bunun için “Türkiye Petrokimya Girişim Grubu” kurulmalı. Bu sayede yüksek katma değerli ürünler üretip uluslararası arenada daha rekabetçi bir yapıya sahip olabiliriz.

DÜNYA ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Geleceğin en önemli gündem konusu olan sürdürülebilirlik için ambalaj sektörünün ciddi çalışmalar başlattığını biliyoruz. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri konusunda sektörün neler yaptığını sizden dinleyebilir miyiz? ASD olarak bu konuda nasıl faaliyetler yürütüyorsunuz?

Ambalaj üretiminde iki önemli nokta artık çok büyük önem taşıyor: ‘Sürdürülebilirlik’ ve ‘Çevre’. Sürdürülebilir bir çevre için Avrupa Yeşil Mutabakatı, Döngüsel Ekonomi ve Geri Dönüşüm vizyonunu gündeminde tutuyor. Salgın süresince yani belirsizliğin ve riskin arttığı dönemde bile sürdürülebilir bir çevre için gerekli hazırlıkları yapan ülkeler uluslararası alanda da güvenilirliklerini sağlamlaştırıyor. Dünya artık eskisi gibi olmayacak. Bu sebeple ambalaj sektörü olarak geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğe, teknolojiye, kaliteye ve ürün çeşitliliğine önem vererek çalışmayı ana gündem maddemiz olarak belirledik. Türkiye ambalaj sektörü çok geniş coğrafyaya ihracat yapan bir sektör olmakla birlikte ana pazarı olan Avrupa’ya ihracatının devamlılığı için sürdürülebilirlik konusundaki dönüşümlere ayak uydurmak zorunda olduğunun bilincindeyiz. ASD olarak bizler, karbonsuz ekonomiye geçiş sürecini yakından takip ediyor, üzerimize düşeni yerine getirerek elimizden gelen desteği sektörümüze sunmayı hedefliyoruz.

Sektör olarak en önemli hammadde kaynaklarınızdan biri de aslında yine kendi atıklarınız. Bu atıkların sektöre, dolayısıyla ekonomiye geri kazandırılması noktasında atılan adımları nasıl yorumluyorsunuz. Bu noktada “Sıfır Atık Projesi”ni de değerlendirir misiniz?

Ülkemiz ekonomisine ve çevreye katkıda bulunmak için ambalajın geri dönüşümü oldukça önemli. Sürdürülebilirlik çerçevesinde dünya sıfır atık yönetimine odaklanmış durumda. Döngüsel ekonomiye katkı ve kaliteli geri dönüşüm “sıfır atık yaklaşımı” ile geliştirilmek isteniyor. Bu proje 2019’dan beri gündemimizdedir. Yerel ve mahalli idareler “sıfır atık yönetim sistemi” çerçevesinde, tüm binalarda ikili ayırma sistemi ile atıkların kaynağında ayrılmasından sorumlu. Ambalaj atıkları gibi tehlikesiz nitelikteki geri kazanılabilir kağıt, cam, metal, plastik atıklar diğer atıklardan farklı biriktirme ekipmanında biriktirilip, ayrı olarak toplanacaktır. Bizim sektörümüzü doğrudan ilgilendiren bir projedir. Atıklar kaynağında ayrı biriktirilerek ve yerel yönetimler tarafından ayrı ayrı toplanarak kaliteli geri dönüşüm sağlanabilir. ASD olarak bilinçlendirme çalışmalarımızı farklı projelerle sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde, İstanbul, Ankara ve İzmir’deki yerel yönetimlerle birlikte ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüşümü konusuna özel proje geliştireceğiz.

AMBALAJ SEKTÖRÜ E-TİCARETLE BÜYÜYECEK

Yeni nesli iş süreçlerine dahil etmek adına ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz? Malumunuz Z Kuşağı dijitalleşerek geliyor. Bu konuda nasıl bir yol haritanız var?

Ambalaj sektörünün dünya genelindeki önemli isimlerini “Sürdürülebilir Ambalaj ve Döngüsel Ekonomi” temalı 2019 Uluslararası Ambalaj Sanayi Kongresi’nde pandemi öncesinde İstanbul’da buluşturmuştuk. İki gün süren kongremize 13 ülkeden 45 konuşmacı ve bin kişi katıldı. Kongre açılış oturumuna Birleşik Krallık’tan davet ettiğimiz Kuşaklar Arası Liderlik ve İşyeri İletişim Uzmanı Henry Rose Lee de bu konuya dikkat çekmiş, konuşmasında kuşaklar arası farklılıkların geçmişten günümüze süre geldiğini söylemişti. Şu anda şirketlerin yönetiminde yer alan ‘Baby Boomers’ (1946-1964 arası doğanlar), ‘Generation X’ (1965-1980 arası doğanlar) ve ‘Generation Y’ (1981-1996 arası doğanlar) kuşaklarının, firma sürdürülebilirliğini ancak yeni nesile uyumla devam ettirebileceğini biliyoruz. Bunu ambalaj sektörü için bir fırsat olarak görüyoruz. Pandemi birçok konuya bakış açımızı ve iş yapış şekillerimizi derinden etkiledi. Dijitalleşmeyle başlayan ama pandemiyle hızlanan e-ticaret arttıkça daha çok ambalaja ihtiyaç duyulacağının bilinciyle hareket ediyoruz. Bu nedenle yol haritamızı önümüzdeki yıllarda perakende sektörleri için ambalajın öneminin daha da artacağına inanarak oluşturduk. Ambalaj ve lojistik gelecekte çok daha önemli hale gelecek.

Global pazarlarda çok ciddi rekabet var. Türkiye’de bu pazarlar arasında kendine yer bulan, adından söz ettiren bir ülke konumuna gelmek adına çalışmalar yürütüyor. Ambalaj sanayisi konusunda globalde ne durumdayız? Artı ve eksilerimiz neler?

Türkiye’nin dış ticaret açığı vermeyen ender sektörlerin[1]den ambalaj sanayi, katma değerli ve sürdürülebilir üretim modeliyle başarı öyküsüne hız kesmeden devam ediyor. Dünyada ortalama yüzde 3 büyüyen ambalaj endüstrisi, Tür kiye’de 2015 – 2019 arası hacmen yılda ortalama yüzde 5 büyüdü. 2020 verilerine göre; Türkiye ambalaj sanayinin üretim hacmi artarak 10,3 milyon ton olarak gerçekleşti. Sektörün 2020 cirosu ise yaklaşık 25 milyar dolar oldu. Türkiye, 25 milyar dolar büyüklük ile Avrupa ve Avrasya’da 6’ncı sırada; dünyada ise 16’ncı sırada yer alıyor. Türkiye ambalaj sektörü güçlü bir altyapıya ve dünyadaki şirketlerle yarışacak yetkinliğe sahip. Ancak global pazarlarda da yoğun bir rekabet var. Ar-Ge ve inovasyona sürekli yatırım yaparak, en hızlı ve ekonomik şekilde üretim yapmamız, rekabetin yoğun olduğu dünya pazarlarından aldığımız payı artırmamız gerekiyor. Hem üretim hacminin yükseltilmesi hem de katma değerli ürün imalatının mümkün olan en ekonomik biçimde gerçekleştirilebilmesi için üretimde otomasyon sağlanmalı. Derneğimizin düzenlediği ve sektörün en prestijli yarışmalarından biri olarak kabul edilen “Ambalaj Ay Yıldızları 2022” için başvurular Şubat’ta başlayacak. Yarışmaya yurt içi ve yurt dışındaki ambalaj üreticileri, tedarikçileri, marka sahipleri ve tasarımcıları son iki yılda üretilmiş ve piyasaya sürülmüş ambalajlarıyla katılabilecek.

FUARDA 70 BİN ZİYARETÇİ AĞIRLANDI

Avrasya Ambalaj Fuarı’nda önemli bir başarıya imza atarak ziyaretçi ve katılımcı sayısında pandemi öncesindeki rakamları geçtiniz. Söz konusu bu başarıyı neye bağlıyorsunuz? Avrasya Ambalaj fuarında elde ettiğiniz bu başarının sektörün dış pazardaki performansına yansıması nasıl olacak?

ASD olarak Reed TÜYAP iş birliği ve sektörün diğer derneklerinin destekleriyle bu sene fuarımızın 26’ncısını düzenledik. Dört gün boyunca devam eden fuarımız; Almanya, Amerika, Fransa, İngiltere, İsrail, İran, Irak, Romanya, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan başta olmak üzere 125 ülkeden 12 bin uluslararası ziyaretçi ile birlikte toplam 70 bin ziyaretçiyi ağırladı. Son teknolojilerin görücüye çıktığı ve sektör gündemindeki konular için fikir alışverişlerinin yapıldığı bir ortam oluşturması bakımından fuarımızın her yıl olduğu gibi bu sene de sektörün geleceği için önemli bir platform oluşturduğunu söyleyebilirim. Fuar bu sene ayrıca ilk kez hibrit olarak da düzenlendi ve etkileşimi Business Connect Programı etkinlikler serisi kapsamında 25 Ekim – 5 Kasım 2021 tarihlerinde de devam etti. Online Networking Günleri sayesinde sektör paydaşları bir araya gelmeye devam etti. Önümüzdeki sene 27’incisi düzenlenecek olan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı 12-15 Ekim 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Önceki haberModanna’ya lokumu sevdiren marka; Yeni Uğur Helvacısı
Sonraki haberTGDF’nin yeni başkanı Demir Şarman oldu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.