Ana Sayfa Söyleşi 2022’de moda rüzgarı nereden esecek?

2022’de moda rüzgarı nereden esecek?

0

Moda dünyasında ilham dolu bir başarı hikâyesinin başrol oyuncusu olan Atıl Kutoğlu’nun global moda serüveninde Viyana’nın ayrı bir yeri var. Kutoğlu, moda serüveninin başladığı ilk yer olan bu durakta, bugün itibarıyla kendi ismini taşıyan iki mağazası ile yer alıyor. Bugüne kadar Başkan Bush’un yeğeni Lauren Bush, Olivia Palermo, Paris Hilton, Dagmar Koller, Prenses Francesca von Habsburg, Prenses Camilla von Habsburg Sonja Kirchberger ve Barbara Wussow gibi ünlü simaları giydiren ünlü tasarımcı ile 2022 yılında moda dünyasında nasıl bir rüzgarın eseceğini konuştuk.

Ünlü bir modacı olmanızın yanı sıra, ilham dolu bir başarı hikâyesine sahip birisiniz. Moda dünyası ile yollarınız ne zaman ve nasıl kesişti? Bu buluşmanın hikayesini dinleyebilir miyiz?

Daha   ilkokul   yıllarımda sanatın her dalına ilgi duyuyordum. Güzel resim çizerdim, kalemim kuvvetliydi. Bale de yaptım. İstanbul Alman Lisesi’nde öğrenciyken de modaya olan aşkımı keşfettim ve defterler dolusu eskizler yapmaya başladım. Resim öğretmenimiz Herr Schneeweiss’ın da desteğiyle lise yıllarımda yılsonunda okulda defileler düzenledim. Bunun üzerine Vitali Hakko’nun davetiyle Vakko’da, Cem Boyner’in davetiyle de Beymen’de staj yapma imkanı elde ettim. Oradaki tasarımcıların yanında çalışırken profesyonel bir moda firması nasıl işliyor onu öğrendim. Alman Lisesi’nden iyi notlarla mezun olduktan sonra, Viyana’da işletme alanında eğitim almaya karar verdim. Kendi markamı yaratmak ve kendi firmamı kurmaktı hedefim. Viyana’daki ilk yıllarımda, o dönemim Viyana Belediye Başkanı, üç dönem başkanlık yapmış popüler politikacı Dr. Helmut Zilk’e tesadüfen tramvayda rastladım ve kendisinden destek istedim. İlk defilem olan ‘Modeexposition Istanbul’da İstanbul’un tarihini modern kıyafetlerle anlattım ve bu defilem Avusturya basınında yer aldı. Belediye Başkanı’nın eşi, ünlü ses ve sahne sanatçısı Dagmar Koller, benim koleksiyonlarımdan giyinmeye başladı ve üniversiteyi bitirirken kendi atölyemi ve firmamı açtım. Moda kariyerim ve serüvenim işte böyle başladı.

ÜNLÜ SİMALAR KUTOĞLU’DAN GİYİNİYOR

Global moda serüveninizde dünyanın bir çok yerinde önemli başarı hikayeleriniz var. Bu hikayede özellikle Viyana’ya fokuslandınız. Bunun özel bir nedeni var mı?

Viyana profesyonel olarak moda kariyerime başladığım şehir. Avusturya’nın ünlü simaları, Dagmar Koller, Prenses Francesca von Habsburg, Prenses Camilla von Habsburg, film yıldızları Sonja Kirchberger, Barbara Wussow ilk müşterilerim… Uzun yıllar New York Moda Haftası’nda defileler düzenlememe ve NewYork-Viyana arasında mekik dokumama rağmen Viyana ilk göz ağrım. New York’ta Başkan Bush’un yeğeni Lauren Bush, Olivia Palermo, Paris Hilton, Mica Ertegün gibi isimler defilelerimin vip konuklarıydı. Naomi Campbell, Karolina Kurkova, Natalia Vodianova gibi topmodeller defalarca benim kreasyonlarımla podyuma çıktı. Ama Avusturya’daki yerim ayrı. Üst üste birkaç kez Avusturya’nın en iyi modacısı seçildim. Önceki Başbakan eşleri Sonja Klima, Martina Fasslabend, Dışişleri Bakanı Karin Kneissl, Kültür Bakanı Claudia Schmied daha birçok önemli şahsiyet hep Kutoğlu kreasyonlarını tercih etti. Baş- bakan Sebastian Kurz, şimdiki Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg yakın dostum. 2014’te Avusturya’nın bilim ve sanat için verilen en yüksek devlet nişanına layık görüldüm. Bugün de Viyana’nın merkezinde yer alan en şık bölgesinde çok büyük markalarla yan yana yer alan iki mağazamız var. Firma merkezim hala Viyana’da.

“MODA DÜNYASI PANDEMİDEN SONRA, COŞKU VE MUTLULUKLA SAHADA TEKRAR YER ALMANIN SEVİNCİNİ YAŞIYOR ADETA. O YÜZDEN DE ÇEŞİTLİLİK VE RENK CÜMBÜŞÜ DORUKTA.”

Geriye dönüp baktığınızda “farklı yapsaydım” dediğiniz şeyler var mı?

Belki New York moda haftalarına katıldığım dönemden sonra orda yerleşik kalsaydım, bugün New York’ta ve tüm ABD’de butikleri olan daha büyük bir markaya dönüşmüş olurdum. Ama orada 11 Eylül’ü yaşamak ve sonraki yıllardaki toparlanmaya şahit olmak, ardından 2007’deki Madow krizi beni tekrar Avrupa’ya dönmeye yöneltti.

Pandemi dönemi moda dünyasında ilham kaynaklarını sekteye mi uğrattı, yoksa yeni ilham kapılarını mı araladı?

Bu  süreçte  lüks  tüketim  ve  moda  sektörü  önemli bir darbe aldı özellikle perakendecilikte güçlü olanlar. Online tüketime yönelmek gerekti, bu da her markanın yapısına uyan bir şey değil. Örneğin lüks sektörün en büyük cirolu devlerinden Chanel kesinlikle online satış olayına girmiyor. Bizim de online satışlarımız sınırlı. Butiklerimiz ve perakende kapandıkça bize zararı oldu. Avusturya devleti neyseki destekleyici bazı yardımlarda bulundu. Türkiye’de de geçtiğimiz yaz eski cirolarımızı tekrar yakalamaya başladık. Pandemi sürecinin ilham ve tasarım olarak moda dünyasına negatif etkisi olduğunu zannetmiyorum. Her tasarımcının kapanmalarda, yeni hayaller kuracak ve tasarımlar yapacak zamanı oldu. Şimdi moda merkezlerinde sunulan koleksiyonların da fazlası var eksiği yok bence.

İçinde bulunduğumuz pandeminin de etkisiyle sürdürülebilirlik, uyanış, empati gibi konseptlerin öne çıktığını gördük. Sizce moda ve tasarım dünyası, kendini dünyaya karşı daha sorumlu hissedecek mi? Trendler ne yönde değişecek?

Kesinlikle. Dünyada her trendde önde giden, hatta trendleri belirleyen tekstil ve moda sektörünün bu konularda büyük sorumluluk üstleneceğinden eminim. Sektör- deki bu konuda eksikleri olan üyeler hızla değişime gidip, yenilikleri yakalayacaklardır ve çalışmalarında çevreciliği sürdürebilirliği mutlaka ön planda tutacaklardır.

2022’DE RENK CÜMBÜŞÜ DORUKTA

2022’de modada nasıl bir rüzgar esecek? Gelecek yıla dair sizin koleksiyonlarınızda neler var?

2022’de her şey abartılı, kocaman kocaman. Rahat kesimler, büyük geniş omuzlar, büyük desenler oversize kesimler ve aslında konforlu bir görünüm ön planda. Ama öte yandan, dar kreasyonlar da yok değil. Aslında her siluet, her türlü trendi bulmak mümkün yeni sezon trendlerinde. Moda dünyası pandemiden sonra, coşku ve mutlulukla sahada tekrar yer almanın sevincini yaşıyor adeta. O yüzden de çeşitlilik ve renk cümbüşü dorukta. Benim koleksiyonumu sorarsanız; ben parıltıya ve neon renklere yer verdim yeni sezonda. Ve sportswearla abiyenin kucaklaşmasını sağladım. Kapşonlu mont görünümünde parlak ipek bluzlar elbiseler koleksiyonun hitleri. Deri parçalara da bol bol yer verdim. Favori renklerim neon sarı, yeşil ve yanık turuncu, kahve tarçın ve tüm baharat tonları. Bunlar 2022 İlkbahar-Yaz sezonu için geçerli.

DEV MARKALARA DÖNÜŞMELİYİZ

“Tekstilde güçlü bir geçmişe sahip olan Türkiye’nin tasarım konusunda geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? “

Dünyada kendini ispatlamış markalarımız hala çok az. Ülkemizin büyüklüğüne ve tekstil sektörünün gücüne göre dünyada saygı gören büyük Türk markası yok gibi. Uluslararası platformda varolan, hep kişisel çaba ve başarılarla ilerleyen birkaç arkadaşız. Bize daha çok destek verilirse, İtalya Fransa, İngiltere, ABD’de örnekleri bolca bulunan dev markalara dönüşmemiz kolaylaşır.

Önceki haberTasarım Türkiye’nin markalaşma yolculuğunu hızlandırdı mı?
Sonraki haberEkonomik dayanaklılık ve uluslararası ticaret

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.